RSS

Etiket arşivi: ıhlamur

Erguvanlar açtı gördünüz mü?

Mimozaları yakalayamadım bu sene… Tek tük kaldılar ya! Şurada burada. Ada’ya gitmeliydi. İşler çoktu, gidemedim.. Bu sene hiç fark edemeden söndü gitti sarı kahkahaları…

Ben de erguvanları beklerim dedim.  Kararlıyım  kaçırmamaya… On gündür sabah ve iş dönüşü bakıyorum. Camdan  gördüğüm  korulukta birkaç tane cılız erguvan var; patladı  patlayacaklar diye bekliyorum.   Bir türlü hazırlanıp  evden  çıkamayan süslü hanımlar gibi ağırdan aldılar işi… Ya da bana  öyle  geldi. Sabırsız çocuklar gibi ya içim; “hadi, hadi ama…” derken bu haftasonu, şehrayin başladı… Artık Mayıs ayının ortasına kadar tepeler  pembeye  keser Boğaziçi’nde.

Erguvan kelimesi nereden gelmiş diye araştırırken bir kaynak Farsça “argawan” dan geliyor diye yazmış.  Sonra öğrendim ki “Murex brandaris” denilen deniz kabuklusundan çıkarılan ve “argaman” da denilen bir  boya  varmış. Bu boya ile boyanan kumaşlar antik Sur kentinde  üretilirmiş ve renge  Sur erguvanı ya da erguvan  kırmızısı  denirmiş.  Elde edilmesi o kadar zahmetli olunca, çok pahalı olan bu boya ile boyanan kumaşlar  imparatorların ayrıcalığı haline gelmiş… Bizans’ın son döneminde de erguvan rengine olan düşkünlük devlet  bütçesini batırıyorken  neyse ki Bizans batmış ve erguvan giyen  imparatorlar da kalmayınca  murex’ler de bir rahat nefes almışlar…

İngilizcesi Judas tree erguvanın. İsa’yı ele verdiğinden dolayı pişmanlık içinde kendini erguvan ağacına asan Judas Iscariot yüzünden beyaz  çiçekler  kan ağlayarak kızarmışlar bu üzücü durum karşısında…  Ancak bazı  kaynaklar bunun uydurma olduğunu söylüyor;öyle olsa  “alba” denen beyaz erguvan türüne ne diyeceksiniz; katı  kalpli erguvan mı?  Olasılıkla Fransa’da Judea denilen bir bölgede  yetiştikleri  için  “arbre de judée” denilen erguvanların  isminin  benzerlik nedeniyle bu menfur olaya karıştırılmış olabileceği iddia ediliyor.
Tevatür çeşitli, tarih patolojik derecede yalancı…

Neyse, ben istediğimi elde ettim..

Erguvanların keyfini sürüp kısa bir süre sonra teşrif edecek at kestaneleri ile mor salkımları beklemeye başlayacağım.  Sonra da kocamış ıhlamurların sarhoş kokuları var sırada.

Bugün yarın ne yapıp edip, bir erguvan bulup, gövdesinin bile üzerinde çiçekler çıkartan bu ağacın güzelliğine hayran kalınız derim naçizane…


Reklamlar
 
7 Yorum

Yazan: 04/12/2010 in İnsanlık halleri

 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: