RSS

Etiket arşivi: Hıdrellez

Bahar Mırıltıları…

Bahar geldi. Baharı, doğadaki uyanışı, kışlık kabuğumuzdan çıkıp tenimiz sıcak güneşe kavuşurken içimizdeki pırpırları, tan ağarırken uyanan kuşları, dikkatlice dinlesek neredeyse duyabileceğimiz kadar hızla büyüyen yaprakların neşesini, kır çiçeklerinin alçakgönüllü çabalarını kutsamak gelir insanın içinden. Doğanın parçası olduğunu bahar vakti daha kolay anımsar insan. 

İşte bu duyguları kutlamak için senede bir defa HIDRELLEZ var. Binlerce yıldır süren bir bereket ve şükran ritüeli…

Bu gecenin karanlığı sabaha ağarken, bizi göğsünde besleyen doğanın bereketi, geceden yazıp, çizip minik bir gül çalısının dibine bırakacağınız dileklerinizi okşayacak. Sevecen bir rüzgar sesi, “Aaaaah, bak hele, yavrum neler dilemiş..” diyerek bu dilekleri siz uyurken tekrar kulağınıza taşıyacak.

Siz doğadan dilediğinizi sanıyorsunuz. Aslında kendinizden dilediniz, biliyorsunuz değil mi? Bu gece, kendinize gönlünüzün derinlerinde yuvalanmış isteklerinizi anımsatıyorsunuz. Ve içten içe, bu dilekleriniz, siz farkına varmadan, karın altından akan dereler gibi, sizi mutlu edeceğini aslında yürekten bildiğiniz yöne doğru akıyor.

“Yapamam-edemem-dünyada olmaz!” diye pışpışladığınız dilekleriniz de doğa ile birlikte uyanıyor. Ve bir gün bakıyorsunuz ki isteğiniz olmuş… “Aaaa, diyorsunuz, Hıdrellez de dilemiştim… Bak oldu…”

O yüzden bu gece “ne dilerseniz dileyin” doğadan. MUTLU BAHARLAR.

Dilekağacı

Reklamlar
 
 

Etiketler: , , ,

Yaşlı Kız ve Kedinin Maceraları – 3

Eveeet, epeydir yeni ev planlarımın nasıl gittiği ile ilgili bir şey yazamadım. Arada türlü beter badire atlatıldı ve ben sonunda tası tarağı toplayıp uğraşıp hazır ettiğim yaşlı kızıma kavuştum. Hastalık, nekahat derken Hızır gibi yetişen anacığım sayesinde, evim taşındı ve her şey yerine yerleşti. “Bunları da sen açarsın artık…” dediği bir kaç koli dışında her şey yerini buldu. Hala elimi attığım yerde istediğimi  hemen bulamamanın şaşkınlığı dışında eksiğim yok. Bornozum kayıp. Bakalım nereden çıkacak. Sıkıcı işleri ertelemekte üzerime yoktur. O koliler bir sene daha açılmazsa doğrudan çöpe atarım diye koli açmama düşleri kuruyorum.

Bahar geldi ya… Zevkli ve mutluluk veren işler peşindeyim. İki hafta evvel balkonu düzenledim.Minicik balkona bir dolu çiçek diktik.  Hala biraz güçsüz olduğum için sağolsun Melkon ve Uysal taşıma ve dikim işini hallettiler. Ben sadece bitkileri seçtim. İşin en zevkli kısmını yaptım yani. Ertesi gün arabaya sığmayan çiçekler ve saksılar kamyonet ile eve geldiler. Son olarak semt pazarından mis kokulu Isparta gülü aldım. Bu sabah üç tomurcuğu da açmıştı. İleride iyice büyürse, baharda gül reçeli yapacağım. Şimdilik plan bu.

Bugün balkon ahalisi ile beraber çok güzel bir güne uyandık. Önce onlara su verdim kendime de bir çay koydum. Tek tek ölmüş yaprakları ve çiçek başlarını kopardım ki bitkiler coşsunlar. Her gün yapılması gereken bir iş. Hemen tembelleşirler ve çiçek çalışmalarını keserler yoksa. Rokalar, maydanoz ve kekiklerin keyfi yerinde. Dereotları ve reyhanların ise biraz zamana gereksinimleri varmış. Selam eder, ellerinizden öperler. Adaçayları çiçeğe durdular ve yan saksıdaki tembel frenk soğanlarına “Hadi ama hadi…” diyorlar. Kekikler çoştu ama biberiyeler hala pek küskün. Yerlerini mi sevmediler acaba. Nazlı dedi ki onlar toprak istiyor, saksı sevmiyor.  Deli Asma Kız ise sürekli çeyiz hazırlıyor; yaprak ve salkım çalışıyor. Her yeri kapladı. Yemyeşil bir çadır gibi tepemde. Ayfer, Facebook’ta asma yapraklı pide tarifi vermiş. Çok ilginç geldi, asmaya söyledim pide için de yaprak hazırlıyor.

Benim nereden geldiğini bilemediğim bir Clematis merakım var. 15 senedir her fırsatta, en ufak toprak parçasına dikmek üzere Clematis’ler satın aldım ve öldürdüm. Şimdiye dek bir tanesini bile sağlıklı bir şekilde büyütemedim. Ya güneş durumu, ya toprak ya da sıcaklık denk düşmedi.  Ya da benim enerjim düşüktü. Hepsi birden olabilir. Şimdi ise sokak kapısının önüne diktiğim mor Clematis’im tek gözünü açmış. On tane daha kocaman tomurcuk var. Nasıl üzerine titriyorum siz düşünün. Kardeşi pembe olan ise habire yaprakları üzerinde çalışıyor. Yaprak dökmeyen bir cinsmiş. Şu anda henüz pencere parmaklıklarına sarılıp yükselmekte gözü. Hırslı çıktı arkadaşımız. Öteki nazenin olan ise ona kol bacak atarak yükselecek. Biraz yalakalık yapmaya ihtiyacı var; çiçeklerin nedeni de ondan… Her minik ayrıntı nasıl da yaşamı taklit ediyor.

Akşam Hıdrellez ve dolunay var.  İkisinin bir araya gelmesi önemli. Hıdrellez’de  bizim inşaat firmalarının elinden korumaya ve semtimiz adına sahiplenmeye çabaladığımız Bostan’ımızda şenlik var. Öğleden sonra tohum takası organize edildi, akşama da bir Hıdrellez Şenliği düzenledi Derneğimiz. Buyurun, bekleriz Kuzguncuk’a…

Bu hafta pazarda baba incirleri görünce dayanamadım reçel kaynattım.  Ben reçel çok severim ama şekerli şeylerle başım pek hoş olmadığından çok az yerim. Baba incir reçeli eskiden beri bizim evde her sene kaynatılırdı. Önce 150 tane inciri diri kalacak şekilde kaynattım. Sonra beş on tanesini birden avucumda hafifçe sıkıp acı sularını akıttım. 7 bardak şekere 5 bardak su hesabı ile bir şerbet kaynatıp, içine attım ve parçalanmamaları için ara sıra dikkatlice karıştırarak suyu kıvam alıncaya dek kaynattım. En sonunda 2 çorba kaşığı limon suyu ekleyerek bir taşım daha kaynatıp soğumaya bıraktım. Sabaha incirler geride kalan balı da emerek şişmişlerdi. Çok lezzetli oldu. Son dakika da bir kaç karanfil eklememi önerdi arkadaşım. Belli belirsiz karanfil kokusu çok yakıştı. Siz dilerseniz en baştan koyun.

Kısa kısa bahar haberlerimiz bu kadar. Mutfak da sonunda işlemeye başladı anlayacağınız. İç bakla, enginar, sultani bezelye, kuzu kulakları, semizotları, kuşkonmazlar, çilek, türlü çeşit çiçek filan derken bahar tüm görkemi ile önümüzden geçit yapmakta. Kaçırmamanız ümidi ile çoluk çocuk güzel bir Hıdrellez geçirmenizi dilerim.

Dileklerinizi es geçmeyin ne olur… En içerideki arzularınızı derin bir nefes alıp  gökyüzüne doğru üfleyin. Aslında evrenin değil kendinizin duyması için bütün bu tören. Haydi mutlu olun. En önemlisi ise sağlık dileyin.  Sağlığınız yerinde olunca üzerine mutluluk inşa etmek çok kolay.

Güzel bir haftasonu olsun hepimize.

 
4 Yorum

Yazan: 05/05/2012 in İnsanlık halleri

 

Etiketler: , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: