RSS

Kategori arşivi: Fotoğraflarım

Whatever Lola Wants, Lola Gets…

Bu eski eve bir kedi yakışırdı. Ve Lola geldi.  Bir kaç isim sundum kendisine, bir tek Lola’ya “miyav” diyerek onay verdi; ismi Lola oldu.

Lola benim ilk kedim. Ben de onun ilk insanıyım.

İki aylık iken anasına ve iki kardeşine veda etti. Yeteri kadar süt emmişti, sağlıklı idi ve yeni evine yerleşmeye hazırdı.  Ayşe onu Güneş’in minik oyuncak sepetinde getirdi.

İlk gün, çekingen bir şekilde alt katı kolaçan etti… Lola çok ufak, ev ise ona göre çok büyüktü… Biraz korktu, ürktü. Bir de kocaman, tepesinden bakan ve garip sesler çıkartan ben vardım. Ne yapacağına karar verene dek, servis masasının altından etrafı gözledi.

Üç ay sonra bugün. Yukarı katı Veli Efendi zannediyor… Ben aşağıda otururken sürekli yukarıda tapır tapır, bir oraya, bir buraya… Açık kapılara, yatak yapılırken uçuşan örtülere, çarşaflara hiç dayanamıyor… Sürekli gırıldıyor.  Yemek yemeyi seviyor, ben mutfakta çalışırken, antreden beni izliyor. Çok temiz, çok titiz…

Bir kedi sahibesine bu kadar mı benzer? Benzer taraflarımıza çok şaşırıyorum bazen. Yaşamıma girmesi rastlantı değil tabii.  Hiç bir şeyin rastlantı olmadığı gibi…

Lola ismi de çok severek söylediğim “Whatever Lola wants” şarkısından geliyor… “Lola ne isterse, elde eder, arkana yaslan ve direnme” diyor ya şarkı; gerçeklik payı yok değil hani…

Bakalım Lola bana neler öğretecek? Kendimi sakin ve herkesi, her şeyi kendi haline bırakan biri olarak bilirken, Lola bu düşüncemi her gün sınava tabi tutuyor. Onun da bu evde yaşama hakkına saygımdan Zen bahçemdeki kumları dağıtarak kendi desenlerini çizmesine, gardenyanın kuru yapraklarını kendi kafasına göre ayıklamaya çabalamasına, kirli çorapları çalıp bir yerlere gizlemesine,  kasedeki en güzel kuru çiçekleri çalıp onları kemirmesine ses çıkarmıyorum şimdilik. Sürekli “hayır” diyen biri olmak istemiyorum bir yandan… Yavaş yavaş bir denge kurduk artık. Sürekli gırıldamasından mutlu olduğunu anlıyorum. Ben de mutluyum onun ile ev arkadaşlığı yapmaktan.

İşte Lola… Nevin’in ayakkabısını sahiplenmesinden süsüne düşkün bir kız olacağı sonucunu çıkartabiliriz sanırım…

Lola da ayakkabıları seviyor... Kız kedi tabii...

 

Etiketler: , , , ,

Bir romantiğin portresi…

O kadar çok ve güzel yağıyor ki kar.

Aklıma yine bir şiir geldi. Kimden dersiniz? Kim olabilir ki? Metin Altıok…

Son iki kıtasına bayılırım bunun.  Olağanüstü sadelikte ve berraklıktaki bu dizelerdeki hüznü sevmemek mümkün mü?

Kar fotoları da arka bahçede performans gösteren bendenizden.

Buyrunuz minik bir kar şölenine.
Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
Tıkandı geçitler yollar kapandı.
Yalnızlığın buzdan çetelesinde
Kimseler umursamadı karı.
Yüzlerinde iğreti bir kibirle
Hep düşürmekten korktukları,
Dalıp gittiler günlük işlerine.

Diz boyu birikmiş kar içinde
Yürürdük uzatarak açtığımız kanalı,
İki kar güvesi gibi sokaklarda seninle
Anardık bütün yitik aşkları
Bu karlı kış gününde.
Güngörmüş dağlara karşı
Sımsıcak öpüşürdük sarılıp birbirimize.

-Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

Şölensiz, sevinçsiz yaşıyoruz şimdilerde,
Bir iğdiş ve buruşuk zamanı.
Kimsenin türküsü yok dilinde
Karşılayacak yağan karı
Coşkulu ve sarhoş sesiyle.
Bıçak açmıyor ağızları;
Acı, yalnız acı var yüreklerde.

Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
Yaslandı duvarlara, kapıları zorladı,
Pencerelerden baktı ev içlerine.
Kar hiç böyle kimsesiz kalmadı
Kendi özgül tarihinde.
Çıngırakların, kızakların karı
Yağdı herşeyin üstüne sessiz bir öfkeyle.

Birikti bir çamaşır ipine bile.
Saçaklardan sarktı,
Attı kendini gürültüyle yere,
Kimse sahip çıkmadı;
Yığıldı kaldı duvar diplerine.
Yalnız kuş ayakları
Bastılar incelikle göğsüne.

-Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

Kar var yaşadığımız günlerde.
Umutsuzluk çevremizi kuşattı,
Kıtlık kıran gündemde.
Yine de ele güne karşı,
Özenle saklıyorum yüreğimde
Sana duyduğum aşkı,
Dört yanım kar içinde.

METİN ALTIOK

 
5 Yorum

Yazan: 01/31/2012 in Fotoğraflarım, Şiir

 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: