RSS

Aylık arşivler: Nisan 2014

Kuzguncuğun Orta Yeri Bostan

2010’da yazdığım bu yazı hala güncel. Ne yazık! 4 sene geçmiş ve hiç bir şey hallolmamış… Bir sürü insan siz ne yaparsanız yapın, onlar bildiklerini okuyacaklar diyor. O zaman bizim de bildiğimizi okuma zamanıdır yine… Çocuklar için, ağaçlar, kuşlar için…

Ebrulikedi's Blog

Her mahallenin bir kalbi vardır; canı orada atar. Kalbine yol, bina, baraj, termik santral çakarsanız, o ve içinde yaşayan herkes ölür, çürür, parçalanır, toz olur ve zamanın rüzgarına karışır. Orası kalmaz. Orası artık sizin olmaz, siz onun olmazsınız. Ruhen haneberduş olmak kadar beter bir duygu var mı şu dünyada?

Ben Salacak’ta denizi koklayarak büyüdüm. Bizim büyüdüğümüz o güzel mahallenin kalbine yol sapladılar. Gidin bakın şimdi ne halde… Neşet, Sema, Uğur büyüdükleri Moda’ya ağıt yakıyor, Hakan Arnavutköy’e, Aylin Sinop’a… Anneannem Göztepe’ye ağıt yakardı, annem Trabzon’a, babam Yeldeğirmeni’ne, Nevhiz Caddebostan’a, Elçin Küçük Çamlıca’ya…

Ne garip bir memleket burası; hiç kimse doğduğu yerde büyüyemiyor. Hep aynı mahallede yaşamış olsak dahi, doğduğumuz yerde büyüyemedik hiç birimiz. Geçen gün vapur ile karşıya geçerken kendime dedim ki; “Döndün dolaştın dünyayı, ama gide gide bir arpa boyu yol gittin… Aha işte şu kıyıda doğdun, şurada aşık oldun, şuralarda da çalışarak ömrünün yarısı geçti. Olasılıkla da şu ağacın…

View original post 207 kelime daha

Reklamlar
 
 

Sor bir sarı çiçeğe, bakalım ne diyecek…

ImageDe ki gözlerim dahi görünmeyecek şekilde kapandım… Sesim dahi günah. Evde oturup akşam gelmeni bekleyerek geçti günüm.

İçki de içilmez oldu, hadi peki…

De ki müzik yok artık, resim yok, heykel yok, sanat yok…

Uçurtmalar da yok artık diyelim.

Dans? Haşa… Zinhar…

Kedi, köpek tahir değil… Eve sokmayalım. Dünyadan yok olsunlar.

Sınıfta oturup sevgili Peygamberimizin yaşamını okuyalım. Menkıbeler, meseller filan…

Günde beş vakit namaz kılalım, oruç tutalım… Kadınlar oruç da tutsun ama akşama bin bir yemek de koysun sofraya…

Kızları erkenden everelim; maazallah başımıza kalırlar. Haydi de ki o da  oldu.

Spor da yapılmasın… Nedir öyle; 11 kişi bir topun peşinde? Diz dize oturup ibadet etmek varken.

Say say… Daha ne geliyorsa aklına… De ki hepsine olur dedim. Haydi bakalım işte istediğin dünya…

Bak bakalım. Daha güzel bir yer mi oldu sence?  Bu bir temiz dünya tasarımı mı? Neşeye ne oldu? Gülmeye? Birlikte eğlenmeye? Bizi hayvandan ayıran tek şey gülebilme yeteneğimiz iken?

Yaradanın özünü yaratılmışta göremedikten sonra, bu nice yaşamaktır?

Sor bir bakalım sarı çiçeğe, ne diyecek…

 

Etiketler: , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: