RSS

Quo Vadis? Buradan Nereye?

06 Haz

Bu sabah “Nasılsın?” diye sorduğum bir arkadaşım “Mutluyum” dedi… Muse’dan gidelim bugün; FEELING GOOD!

 

Hepimizin ciğerine temiz hava girdi. Ben en çok da bu hareketin mizah dozu yüksek yanını sevdim. Yıllarca hep sorunlarla boğuşan dostlarıma “Durumun içindeki mizahı yakalamalısın” diye öneride bulunurken hep bunu kasdediyordum. Yüreğim yağ bağladı her duvar yazısında, her komik vidoeda… Bu gençler çok yaşasın…

Olayların ilk gününden bu yana, “Buradan Nereye?” diye sordum. Bitince durumun eski tas, eski hamam olmasını hiç birimizin yüreği kaldırmaz. Diğer yandan bu farklı soluğun, olağan bir nefese dönüşüp, içine büzüşüp kalmasından endişe ediyorum.

ImageBeni en çok korkutan şey ise siyasal bir parti haline dönüşüp, statik, seçim sisteminin dayattığı etkisiz bir mekanizmanın parçası haline gelip, devrimci- yenilikçi-yaratıcı  çözüm önerilerini sisteme iletemez hale gelip, baskı  grubu niteliğini ve gücünü kaybetmesi…

Bu özgürlükçü ve genç ruh ve kafa halinin devamı için, bugün, HEMEN BUGÜN, olayların dumanı tüterken, anısı içimizde taze iken ve başka bir şeye dönüşmeden hemen, herkesin oturup kendi yetenekleri , bilgisi ve elinin uzandığı, etki alanı içinde kalan konularda, öğrendiklerimizi hayata geçirme planları için kafa yorması gerek.

 

Ben kendi adıma yapabileceklerim olarak şu notları ve kararları aldım:

 

Artık herkesin yeni şeyler söyleme zamanıdır. Bu yeni bir hareket. Yeni bir söylem yarattı. Eski solcu, dinci, komünist, sosyalist, Kürt, Alevi, ateist… Kendini nasıl tanımlıyorsan  tanımla… Yeni bir şeyler söyle zamanı geldi artık; zamanın ruhuna uygun.  Zira, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz!” diyenlere bu çocuklardan gelen  yanıt “Mustafa Keser’in askerleriyiz” oldu…  Söyleyecek yeni bir sloganı olmayanlar; duvar yazılarını okuyunuz… Onuncu yıl marşını ilham veren bir güzel hatıra olarak saklayalım  ve o hala öremediğimiz demir ağları, gerçekten örme çabası içine girelim. Çağdaş isek, çağdaşı yakalayalım artık…

Imageİçinde ağırlıklı olarak bu kahraman gençlerin yer almadığı hiç bir politik oluşumu desteklemeyeceğim. Partiler; onları  etkisiz, göstermelik Gençlik Kolları ile oyalamayın artık.  Yer açın, hatta kaçılın…  Yönetim kadrolarınıza gençleri alın, dinleyin ve önerilerini deneyiminizle hayata geçirmelerine yardımcı olun.  Onlarda yaratıcı düşünceler var, sizde bende olmayan enerji var.  Bizde de deneyim var… Onlardan bir şeyler öğrenmeye çabalayalım.

Imageİçinde kahraman kadınlarımızın eşit oranda yer almadığı hiç bir oluşumu da desteklemeyeceğim. Kadın kadrolarına bakacağım, kadın adayların nitelik ve niceliklerine göre karar vereceğim.  Mecliste eşit temsiliyet, söz hakkı ve organizasyonlarda etkili konumlarda bulunma hakları ve yetenekleri var. Her şeyden önemlisi Türkiye’deki kadınlar gözle görünür şekilde erkeklerden daha cesur, daha ateşleyici oldular. Bunu hep birlikte gördük… Şimdi etkisiz ve göstermelik Kadın Kolları ile oyalamayın onları. Genç kadınlara yer açın, hatta kaçılın..

ImagePolis güçlerinin psikolojik profilinin çıkarılıp, tedavi edilmeleri, içlerindeki basiretli ile psikolojik anlamda sorunluların ayrışıtırılıp, kötünün ayıklanması için çaba sarfedeceğim.

 

 

 

ImageReklamverenlerin duyarsız medyayı ellerindeki sarf gücü ile hizaya getirme refleksini bilemeleri için zorlayacağım.

 

 

Çevremde çeşitli nedenlerden dolayı sosyal medyaya uzak duran en az beş kişiyi Facebook ve Twitter ile tanıştıracağım.

Bir de bu olaylardan önce de, epey zamandır kafamı meşgul eden “küfür” konusu var.  Levent civarında çalışırken, yanımdan geçen liseli çocukların, hatta kızların bile sürekli bir “koyma” hali içinde olduklarını görüp, rahatsız oluyordum.

Seks bu toplumun kökenini dinsel tutuculuklarımızdan alan, halen çözemediği bir gayya kuyusu. Bu kadar kör şiddet, yerlerde sürüklenen gençler, testislere nişan alınan gaz bombaları, polis ootobüslerinde aşırı tacize uğrayan genç kızlar,  Facebook ve Twitter’da karşı görüşte olanların sürekli “orospu çocuğu, ibne” olarak nitelendirilmeleri, seks konusunun aile içi ve oradan toplumsala uzanan şiddetin temelinde yatan öge olduğunu düşündürtüyor bana…

Küfürün dizilerden, stadyumlardan, toplumsal alanlardan ayıklanması için düşünmeye ve bir harekat planı geliştirmeye başlayacağım. Siz de düşüncelerinizle destek olun lütfen.

Yanınızdan geçen bir genç şaka yollu bile olsa, bir başkasına ibne ya da orospu der ise, bu hareketin içinde yer alan eşcinsellere ve yaralı gençleri evlerine alan korkusuz hayat kadınlarına ayıp ettiklerini söyleyerek başlayabiliriz belki de…

SİZİN KİŞİSEL HAREKAT PLANINIZ NEDİR? PAYLAŞIR MISINIZ?

Özellikle gençlerden bir kaç yanıt alabilirsem, çok sevineceğim… Ne çok şey öğreniriz bizler de onlardan… Yanıt verir misiniz?

Teşekkürler hepinize bir kez daha, beynimize giren temiz hava ve verdiğiniz umut ve mutluluk için. Bu şarkı size gelsin; MUSE’dan UPRISING

 

 

Reklamlar
 
5 Yorum

Yazan: 06/06/2013 in İnsanlık halleri

 

Etiketler: , , ,

5 responses to “Quo Vadis? Buradan Nereye?

  1. Aydan

    06/06/2013 at 12:28

    Yüreğine, bileğine sağlık Petekim. İfade edemediklerimize tercüman olmuşsun yine. Sağ olasın.

     
    • Ebruli Kedi

      06/06/2013 at 12:39

      Sen sağol canım… Var mı kişisel bir eylem planın onu di bağa…;-)

       
  2. Çanakkale Gezi Rehberi

    07/30/2013 at 21:23

    güzel yazı eline sağlık 🙂

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: