RSS

Tutku Öyküleri – 1

09 Tem

O kadar çok olumsuz şeyden bahsetmek zorunda kalıyoruz ki bu memlekette! Arada es verip, ruhumuzun üzerindeki kara bulutları üfürüp, güneşi açtıracak değişik konulara da kulak vermek gerek.

Bir çoğumuz gibi ben de güzellikleri büyüten, tutkulu insanların yapabildikleri hakkında bir şeyler okumayı çok seviyorum. “Tutku öyküleri” diyelim bunlara.  İşin içinde tutku olmadan yaşamda üretken olunmuyor galiba. Tutku her şeyin baharatı gibi;  işin de, ilişkilerin de… Sürekli yaşama bağlılık enerjisi üreten bir dinamo gibi…

Tutku ve aşk ile başlanan uğraş ne ile ilgili olursa olsun, bir şekilde başarıya ulaşıyor. Maddi bir başarı olmasa bile sonunda, insan kendini bir şeylere vakfedebildiği ölçüde, o uğraşı aracılığı ile kendi içinde derinleşiyor. Kendine çıktığı yolculukta, olgunlaşıp, daha bilge dönüyor memleketine. İş haricinde de bir uğraşı olan, kendini bu uğraşın içinde eritebilen insanlara da gıpta ederim hep.

Bu yüzden bundan sonra, tutkunun ortaya çıkardığı bir güzellik veya yarara ilişik bir öyküye rastgeldim mi, sizlerle buradan paylaşmaya karar verdim. İyi örnekleri de çoğaltmak ve paylaşmak gerek.

Hadi bugün konumuz “çikolata” olsun ve çikolatalı bir tutku öyküsü anlatayım size.

Ben çikolata çok severim ama çikolata olmadı mı kriz geçirenlerden değilim. Aylar geçer yemek aklıma bile gelmez ama “iyi” bir paket çikolatayı da ele geçirdiğimde… Kurabiye canavarı gibi yüzümü içine gömüp, yatağımı o paketin içine kurabilirim.  İyi bir yiyiciyim yani. Sadece iyisini, yemeğe değer olanını yerim. Fabrika ürünleri benim damağıma uymaz.

Bütün dünyada çikolata sanatçılığı önemli iş.  Sanatçılık dedim zira malzemeyi nasıl birleştirdiğiniz ve nasıl bir lezzet tasarladığınız önemli.  Bu nedenle fabrikasyon çikolatalarda bu kalitenin yanından bile geçilemiyor.  İş en iyi malzemeyi bulabilmekle başlıyor. Hadi buldun diyelim, aynı malzemenin peşinde bir sürü alıcı. Bu nedenle kakao alımı da rekabet nedeni ile ciddi tehlikeler içeren bir iş haline gelmiş.  Geçen sene büyük kakao alımcılarından birisini arabasında kurşunlamışlar da adam allahtan yedi kurşuna rağmen sağ kalmış.

Bütün büyük üreticiler genellikle toptancılardan ve aracılardan kakao alırken, gerçekten çikolataya gönül vermiş tasarımcılar kakaonun nasıl yetiştirildiğine bile karışıyorlarmış. Kakao yetiştiricilerinin köylerine yerleştirdikleri uzmanlar ile sürekli üretimi denetliyorlarmış.  Çekirdeklerde azıcık bir nem, toprak kokusu veya maazallah küfümsü bir şeyler hasıl olursa, sonuç tatsız olur haliyle. Çekirdeklerin fermantasyonu ve kurutulması, daha sonra gerektiği kadar kavrulması hep son lezzeti derinden etkileyen ögeler çünkü. Fabrika ölçeğinde üretim yapan çikolatacılar bunları hep es geçmek durumunda kalıyorlar zira aracılardan mal temin ediyorlar. Yani reklamlarında ne kadar “Havana’daki adamımız kakao çek,irdeklerini seçerken” yollu reklamlar yapsalar da çoğu kaynağından mal almıyorlar. 7-8 büyük toptancının müşterisi çoğu.

Çikolata uzmanı gurmelere sorulduğunda üzerinde anlaşabildikleri bir kaç isim dışında, küçük ölçekli üretim yapan sanatçıları sayıp döküyorlar.  Dünyanın uzmanlığını kabul ettiği bir kaç önemli isim var tabii:  La Maison de Chocolat, Teuscher, Enric Rovira, Oriol Balaguer, Tessieri Kardeşlerin yıldızı yeni parlayan Amedei markası, Valrhona, Michel Cluizel gibi… Önerilen isimler damak zevkine göre değişiyor haliyle.

Ben okurken Amedei’nin öyküsünü çok sevdim. Meydan okuma içeren, heyecanlı bir macera ve intikam romanı gibi… Tabii, sonradan  süslenmiş ve pazarlamaya hazır hale getirilmiş cilalanmış bir başarı öyküsü de olabilir okuduklarım.  Pazarlama  ve reklam işinde uzun yıllar çalışınca her şeye şüphe ile yaklaşır oldum. Ama yine de güneş balçıkla sıvanmaz derler. İki kardeşin 1990’larda tutkuyla ve planlı bir şekilde giriştikleri işlerini taşıdıkları nokta ortada. Çikolata Akademisi Ödülleri çikolatacıların Oscar’ı gibi bir şey.  Üç yıldır toplamakta oldukları çikolata dünyasının prestijli Altın Çekirdek (Golden Bean) ödülü de bunun kanıtı.

Alessio ve Cecilia kardeşler 1991’de İtalya’daki evlerinden kalkıp, Rhône vadisindeki , Tain l’Hermitage’da Valrhona ile bir randevuya gitmişler.  Tessieri kardeşlere kötü davranılmamış ama knowhow için bir anlaşma yapmak istediklerinde elleri boş geri dönmüşler. Cecilia’ya göre Fransızlar görüşmeye bile yanaşmamışlar. Bahaneleri de İtalyan damağının bu kadar sıradışı çikolataları takdir edebilecek kadar gelişmiş olmadığı imiş. Ne büyük densizlik ve terbiyesizlik…

“Kişisel ve ulusal bir hakaretti ve o anda savaş ilan ettim.” diye anlatıyor  Cecilia.

Amedei’nin Venezuela’nın Chuao köyünün ürününü toptan kaldırabilmek için neler yaptığını okudum. Köylü kooperatifinin tüm borçlarını kapattığı gibi, mevcut fiyatın tam üç katını vererek yıllardır köyün tek alıcısı olan Valrhona’nın burnunun dibinden bütün ürünü kapıvermiş.  Valrhona öylece eli böğründe kalakalmış… Sen misin İtalyan’a hakaret eden… Tessieri’ler böylece artık çikolata yapımı için dünyanın en kaliteli olarak kabul edilen kakaosunu kullanabilir hale geçmiş.  Erkek kardeş Tessieri kakaoyu eve getirince, ondan sonrası kız kardeşin virtüozitesine kalmış.  O da demek bu işi iyi kıvırıyor ki, son bir kaç senedir bütün önemli ödülleri alarak çikolatanın önemli isimleri arasına girmişler.  Gel de merak etme şimdi…

Floransa civarına yolunuz düşerse, bir arabaya atlayıp Amedei’yi yaptıkları atölyeye uğrarsınız artık. Benim kişisel çikolata safarisi planlarım arasında ise bir Barcelona ziyareti sırasında Balaguer ile Rovira’lara uğramak, bir de Tessieri’lere kahve içmeye gitmek var…

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , ,

2 responses to “Tutku Öyküleri – 1

  1. selman

    07/21/2012 at 08:12

    harika 🙂

     
    • Ebruli Kedi

      07/21/2012 at 15:30

      Teşekkürler ziyaretiniz ve yorumunuz için…

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: