RSS

İlk Ustam’a, Tek Annem’e

13 May

 

Küçücükken, daha minicikken, ayaklarım üşüdü mü, sokulurdum koynuna, ayaklarımı sokardım bacaklarının altına. Annem ısıtırdı beni.

Çok ağladım mı, alır beni kucağına, aynanın karşısına götürür, oradaki çirkin sümüklü kızın haline gülmemi isterdi. Çok sonraları, kocaman kadın olduğumda da hep aynadaki sümüklü kadına gülümseyip, kendime geldim ve “Annem ne güzel öğretmiş bana acılarla başa çıkmayı” dedim.

Elimden tutup, böcekleri, ağaçları, çiçekleri gösterdi bana çocukken. Şimdi soruyorlar bu kadar çok ağacı, bitkiyi nasıl tanıyorsun diye. Annem öğretti bana…

Saçlarımı okşayarak, Brahms’ın ninnisini “Uyu yavrum, kollarım seni hasretle sarsın” diyerek uykulara yatırdı beni. O uykularda hiç kabus görmedim; hala da görmem. Ruhumun mutlu bir insan olarak yeşermesini sağlayan onun sağladığı güven ortamıydı.

Gün geldi çok paramız oldu, gün geldi hiç yoktu. Kendi eteğini bozup bana etek dikti, yeni bir şeyler giyebileyim diye.   Ocağımız hep yandı, en parasız zamanlarda hep sıcak yemeğimiz oldu, her sabah kahvaltı sofrasına uyandım sayesinde. Hep temiz gittim okula, hiç eksiğim olmadı.

Çiğliklerime, terbiyesizliklerime, büyüksenmelerime, öfkeme, üzüntüme hep öbür yanağını döndü annem. Boğazı dokuz boğum, hep yutkundu bir söz söylemeden, azarlamadan. Büyümek için bunlardan geçmem gerektiğini biliyordu.

Bütün bunları yaparken, tüm sevecen anneler gibi kendi ömründen yiyordu annem. Hiç gocunmadan, hiç yüksünmeden. Kadın olarak acıyı bal eylemeye çabaladığı yılları oldu. Hiç belli etmedi mutlu çocuklar olarak büyüyelim, acılarla geç tanışalım diye. Tanışınca, dayanma kudretimiz kalsın diye ilk yıllarımızı huzurlu kılmak için. Bugün düşünce silkelenip kalkabiliyor isem, başıma bir hal gelince gülümseyerek yola devam edebiliyor isem, yolculuk için heybemde onun hazırlayıp, kendini katık ettiği nevale olduğundandır.

Kabına sığmayan bir kadın değil benim annem. Coşkusunu içinde saklar hep. Neşesinde de üzüntüsünde de hep ölçülü, kişisel sınırlara saygılı olmaya çabalayan, kişiliğim ve özgürlük duygum  zedelenmesin diye uzaktan, çaktırmadan hareketlerimi kontrol eden, uyarmadan çok düşünen bir kadın benim annem.

Merhametin maraz çıkarmayanını, sarıp sarmalayarak büyütenini da annemde gördüm. Kendi merhamet anlayışımı da anneme bakarak geliştirdim.  Onun başkalarına davranışlarında, zayıfları kollayıp koruyuşunda, kendine zarar verene dahi olayı büyütmeden yaklaşımının ateşinde piştim ve bugünkü ben oldum. Beni ben yapan, annemin bana verdikleridir.  Annem bana bir derya verdi. Sonradan üzerine eklediklerim ise yaşamdan damıttığım kendi damlalarım oldu.

Büyüdüm, koca kadın oldum. Geçenlerde bir gün arabasına binip, bana el sallayıp, yokuştan aşağı inerken dedim ki kendi kendime “Senin annen kızım, başarılı bir kadın.  Yaşadığı onca üzüntü, sıkıntı, yokluk  içinde kendini insan tutmayı ve hala insanları, kuşları, çocukları sevmeyi başarabiliyor ise, hala başkaları için iyilik üretmek üzere çalışıp çabalayabiliyor ise, hala sana yaslanmadan, seni koltuk değneği olarak kullanmadan yaşamına devam edebiliyor ise; yaşama sanatını iyi başaran bir insandır ve senin, hala ondan öğrenecek çok şeyin var.”

Halil Cibran’ın deyişi ile annem gergin bir yaydı, bense uzakları gözleyen bir ok.  Bugün varıp uçtuğum noktadan geriye bakarak diyorum ki; “Ne mutlu bana ki Evren seni bana anne olarak seçmiş. Ben sana emanet edilmişim ve ruhum senin ellerinde korunup, gözetilerek, şefkatle şekillenmiş. Bugün kendini seven, mutlu ve huzurlu bir insan olarak, mutlak sevgi ile ışıyorsa yaşamım, bu sen annem olduğun içindir.

İlk ustam, tek annem. Seni seviyorum. Teşekkür ederim.

Reklamlar
 
11 Yorum

Yazan: 05/13/2012 in İnsanlık halleri

 

Etiketler: ,

11 responses to “İlk Ustam’a, Tek Annem’e

  1. Şeniz Pamuk

    05/13/2012 at 19:53

    Ne mutlu annene… İlerde ben de kızımdan böyle bir yazı alırsam sanırım kendimi bir ışık diyarının içinde hissederim ve etrafımdaki her şey silinir:))

     
    • Ebruli Kedi

      05/13/2012 at 23:28

      Senin kızın sana daha güzellerini yazar benim güzel arkadaşım. Elinden gelenin en iyisini yaptığını görecek kadar akıllı bir çocuk o. Sevgiyle kal.

       
  2. Dilek

    05/14/2012 at 09:21

    Icım titredi okurken.Benim kızımda dun bana dili dondugunce buna benzer seyler soyledı.Sanırım anneye verılecek en guzel hedıyeyı verdınız ıkınızde.Ilgıncdır dun senden de sozettık,senı az gorse de sankı uzun suredır tanıyormus gıbı hıssettıgını ve arkadasım oldugun ıcın cok sanslı oldugumu soyledı bana.

     
    • Ebruli Kedi

      05/14/2012 at 09:57

      Teşekkürler ederim Dilek. Sen hep beni gönendirirsin sözlerinle. Cansu da mı katıldı bu kervana şimdi? Tatlı kızını ve seni kocaman öperim. Ben de çok şanslıyım arkadaşım olduğun için. Sağlıcakla.

       
  3. deniz

    05/14/2012 at 11:47

    Petek’cim, kadınları, anneleri tam orta yerinden vurdun 🙂 Burnumun direği sızladı okurken..
    Ne mutlu sana, çok şanslı bir insanmışsın.. Annen bir çocuğa verilebilecek en değerli hazineyi vermiş..Annene de sonsuz tebrikler, farkındalığı için.. Anneni hiç bilmem, tanımam ama seni Petek yapanın bu olduğunu hissediyorum..Kocaman sevgiler..

     
    • Ebruli Kedi

      05/14/2012 at 12:21

      Hislerinde yanılmıyorsun. Annelik bir sanat gerçekten. Çok iyi bir babamız da var; hakları ödenmez ikisinin de. Baba da yazısı için babalar gününü bekleyecek artık. Ne yazacağımı biliyordur ama. Söylenecekleri geciktirip, geniş zamanlar beklememek lazım. Öpüyorum. Sevgiyle….

       
  4. gulden akkan

    05/14/2012 at 19:47

    çok guzel bır yazı..annede bu sevgıyı haketmış bır kadın..butun anneler ıyıdır dıye bır şey yok…bazı anneler çok ozeldır ben buna yurekten ınanıyorum..bu annlere sahıp olan çocuklar şanslılardır.evet annelik çok zor bır sanat ama bır okdarda zevklı….ınsana çok şey oğretıyor…ve bende şunu oğrendımkı”anneyi”çocuk salt “anne”olarak tanıyor ama ısmının arkasındakı”ben” i tanımıyor…

    ..

     
  5. bahar benli

    05/16/2012 at 12:51

    öğlen tatilinde şirket ortasında ağlamak zorundamıyım ben…..sorarım sana
    nasıl bir
    yazıdır bu arkadaşım..çok güzel yazmışın eline sağlık

     
    • Ebruli Kedi

      05/16/2012 at 13:18

      Canım Bahar’ım ya… Vakit dar değilken yazayım istedim. Öptüm seni.

       
  6. keshishadam

    05/17/2012 at 16:23

    Ne tuhaftır bu sabah işe gelirken ben de babamı hatırladım ve bazı şeylerle avutmaya çalıştım kendimi. En güzel keşfiniz anneniz hayatayken onun değerini farketmiş olmanız. Babamı kaybetmeden 5 yıl önce onu kaybedebileceğimi farkettim ve ona göre yaşamaya başladım, şimdi o sayede o zamandan sonra şuan avunacağım ve tutunduğum anlar biriktirdim. Ailesinin kıymetini bilen herkesin güzel anlar yaratarak biriktirmesini diliyorum, o güzel anlar çok işinize yarayacak. Çok güzel bir yazı, ruhunuz anneniz sayesinde sadece yeşermemiş çok güzel çiçekler açmış bize kadar kokusu geliyor işte 🙂

     
    • Ebruli Kedi

      05/18/2012 at 00:00

      Evet haklısınız. Şairin de dediği gibi “geniş zamanlar beklememek lazım” sevgileri söylemek için. Yorumunuz için teşekkür ederim.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: