RSS

Ben Tavuk Değilim!

23 Nis

Oturduğum mahallede eski evler çok ya… Yeni moda şimdilerde. Gelinlik ve damatlıklarını çekmiş, pür makyaj, saçlar yapılmış, yanlarında da süslenmiş kızkardeşler, yeğenler filan oluyor çoğunlukla… Gelinler kabarık etekliklerini kaldırıp, yüksek topukları parke taşlarına takılaraktan, tuttukları fotoğrafçı eşliğinde mutluluk fotoğrafları çektiriyorlar… Bazı günler içimden mutluluk diliyorum onlara. Bazen de,  bulutlu bir günümde isem, “Deneyin görün bakalım… İnşallah siz başarırsınız. “ diyorum.  Yani tam da bu sözcüklerle demiyorum tabii ama buraya yazmayacağım ne dediğimi…

Bugün evimin önünde bir damat ve bir gelin. Yanlarında iki siyah tuvaletli hanım. Saçlar günün modasına uyaraktan ağır kaynak saç takviyesi ile lüle lüle… Sanırsın kafalarına kocaman ölü kedi postları geçirmişler… Öyle yapay… Öyle de gençler ki…

Ama bir kaç tane de yere kadar kalın işlemeli, kolları kaftan gibi biçilmiş giysiler giymiş olanları var. Parmaklarında  kafam kadar kocaman montürlü, sahte kristal taşlı yüzükler… Başlarında ise sımsıkı türbanlar… Tepeleri garip şekilde yapılan eklentilerle o komik filmdeki “Cone-heads” gibi… Nasıl bir moda anlayışı bu şaştım kaldım.

Esas size gelini anlatmam gerek. Uzaktan evime doğru yürürken, ilk anda sokağın başında dev bir tavuk var zannettim. İnanın abartmıyorum olayı… Türbanla sargılı başı zaten “Mumya’nın Dönüşü” filminden fırlamış, Im-Ho-Tep’e bağlamış zombilere benzer bir görüntü veriyordu. Ama duvak yerine tepesinde yarım metre yükselerek sonra arkasına doğru sarkan beyaz tüyler takılmıştı ki… Sanki katrana bulanıp da tavuk kümesine sokulmuş, “Al bu da senin gelinliğin olsun” diye dalga geçilmiş gibi idi…  Şaştım kaldım. Hiç bir moda anlayışına, estetik anlayışına sığmayacak bir manzara.  İçimden, “Kapımın önünde durmayın, sinirimi bozuyorsunuz.” demek geçti ama türban karşıtlığından tutun “ötekileştirme” ve “zulüm yapmaya” varacak bir yelpazede suçlamalarla iyice delirmemek için jaluzileri indirdim… La havle çekerekten…

Evet, bugün 23 Nisan… Sabah mahallemizin bebeleri ve gençleri sokaklarımızda geçit yaptılar. Rengarenk giyinmişler; gülüşüp, el sallayarak. Çocuklar ne çok seviyorlar bu geçit törenlerini.. Kılık kıyafet değiştirmeyi, rengarenk bayraklar sallamayı.  Her 23 Nisan’da onların güzelliklerine ve tazeliklerine, istekliliklerine, sevinçlerine bakınca ağladığım gibi yine ağladım…  Baktım bende misafir kalan annem de evin öbür tarafından ağlayarak geliyor;   “Kimin hakkı var bu güzelim çocukları hurafelerle yetiştirmeye?, “Hiç bir şeye yaramıyor yaptığımız onca itiraz!”  diye.

İşte bu pırıl pırıl bebelerin, neşeli geçişlerinin biraz üzerine, bu genç kızları kafaları sargı  bezleri içinde, üzerlerinde kaftanları ile “Muhteşem Yüzyıl”ın figüran kadrosundan fırlamış gibi görmek sinirimi gerçekten bozdu.

Bir kadın olarak, Allah bizi nasıl yarattı ise, örtünmeden, saklamadan da inancımı yaşayabiliyorum kendi içimde. Bir çoklarından daha derinden inançlıyım şükür.  “Sen anlamıyorsun. Çünkü hiç bir zaman kadınlığından vazgeçecek kadar Allah’a yönelmedin” demişti biri bana… Bunu diyen de bir kadındı üstelik… Dini vecibeleri anlamadığımı, yüreğimin kutsal kitabımızın iletisine kapalı olduğunu iddia ediyordu bunu söylerken.

Hadi canım”  demiş idim o zaman ona. Şimdi de bu kızlara bakarak  bir kere daha “Hadi canım, hadi…” demek istiyorum…

Aşk bu değil… Ben kadınlığımla, canımla kanımla, etimle budumla,  ne isem o olarak, Allah’ın beni yarattığı tüm uzuvlarımla, tüm insanlığın diğer yarısıyım… Ne bir eksik ne bir fazla…  Bir tavuk ise, hiç değilim… Tavuk olmak isteyene de hiç engel değilim…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nız kutlu olsun.  Varsa evlatlarınız inşallah özgür ve mutlu bir Türkiye’de istedikleri gibi hissedip, yaşayabilsinler. İster tavuk gibi, ister kartal gibi… Tek dileğim onlar adına bu.

Reklamlar
 

Etiketler: , , , ,

7 responses to “Ben Tavuk Değilim!

  1. keshishadam

    04/24/2012 at 15:27

    Malesef zamanında nice umutlar ile yetişen nesiller ve sizin tabiriniz ile KARTALLAR, iki torba kömüre tavuğa dönüşebiliyor. Aç insanlar onurlarını yiyorlar…

     
    • Ebruli Kedi

      04/24/2012 at 22:06

      Her insanın gün gelip kartala dönüşme olasılığını içinde barındırdığını düşünmek istiyorum ben. Teşekkürler yorumunuz için.

       
  2. gulden akkan

    04/24/2012 at 18:58

    petekcığım,çok guzel yazmışsın.bayıldım.ne yazıkkı kadınların hali içler acısı…boyle komık manzaralar o kadar çokki etrafımda..hasta olacaktım bır ara ama artık bu duygulardan arıttım kendım…bu yaşta kendımı hasta edemıyeceğim…guzel bır dunya kurdum kendıme orada olene kadar mutlu yaşayacağım…ve turkıye bu acıları-bızler için-yaşayacak…dönüşü olmıyan bır yoldayız…

     
    • Ebruli Kedi

      04/24/2012 at 22:08

      Ne yapalım ki bu günlerde yaşamın akışı bu yönde. Allahtan zaman kimseye ayrıcalık tanımıyor. Gün oluyor, devran dönüyor, düşünce akımları değişime uğruyor. Teselli veren bir düşünce bana bu.

       
  3. Şeniz Pamuk

    04/24/2012 at 22:59

    Ne acı ki, bu kılıklar kıyafetler çok derin bir dünya görüşü etrafında değil tamamen şekilcilik etrafında gelişiyor. Son derece sahtekarca buuyorum. Hem güzel görünmek göze çarpmak isteyeceksin, ki doğal olanı daha bu yönde, hem de çok tutucu olduğunu ispatlamak için yırtınacaksın. Gidyor elden tüm değer yargıları. Bu ara en büyük derdim bu? Bizim ortak çimentomuz ne? İnsanların hayatla ilgili değer yargıları kaldı mı?

     
  4. Berna Sağun

    05/02/2012 at 17:02

    Kadınların kadınlığından vazgeçecek kadar dindar olması bekleniyor da erkeklerden neden buna denk bir beklenti yok merak ediyor insan. Özellikle kadınların böyle bir din inancını benimseyebilmeleri bana çok saçma geliyor. İnsana karşı din olur mu?
    Ve bu kaftanlar, abartılı takılar, türban kuaförleri, tonlarca makyaj, cafcaflı renkler “kadınlığından vazgeçme”nin temsili mi acaba?
    Ne kadar yapay çağımız? Eskinin doğal kapalı teyzeleri.. Annelerimizin siyah beyaz, gelinlikli fotoğraf kareleri.. Bizim çocukluğumuzun 23 nisan törenleri ve tören kostümleri..

     
    • Ebruli Kedi

      05/05/2012 at 13:07

      Kadını böyle paketleyen erkek egemen düşünce yapısı ve din yorumu olunca, kadının bunu içselleştiremeden yaşamına devam etmesi çok zor. Kabul etmiş görünseler de bence gördüklerimiz bir türlü kadınlığından vazgeçememenin görüntüleri. Yapay tabii.. Blog ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkürler.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: