RSS

Oyuncu Kadınlar

02 Nis

Geçen gün evde karşılıklı koltuklarda oturmuşuz, bilgisayarlarımız kucağımızda, çalışıyoruz. Arada da aklımıza komik bir şey gelince durup, laflıyoruz. Belirli bir kadın tipini anlatmak için “oyuncu kadınlar…” deyiverdi.

Eh yani, bu kadar olur.”  dedim. “Ne oldu ki?”diye sordu.

Epey zaman önce OYUNCU KADINLAR başlıklı bir yazı yazmıştım. Ama sonra bloga koymadım.” dedim.

“Aaa, merak ettim şimdi. Yayınlasana…”  dedi.

Peki…” dedim.

İşte aşağıdadır oyuncu kadınlar ile ilgili yazım:

Şimdilerde yeni bir kadın tipi var: “OYUNCU KADINLAR”.

Kedi gibi, çocuk gibi, neşeli, oyun oynamayı, eğlenmeyi seven, bağımsız ve bağlantısız  olmayı sıradanlaşmış ilişkilere tercih eden, kendi ile mutlu, kendi ile derdini büyük ölçüde halletmiş, dünyayı ve insanları pek de fazla kafaya takmayan kadınları anlatıyor bu betimleme.

Kadınlar genç ve deneyimsiz oldukları yaşlarda, hele bir de ortalama zekada iseler, karşı cins ile tatlı düşlerle beslenip palazlanan “beklenti”ler  üzerinden ilişki kurarlar. Birbirini tutmayan çelişkili  tutumlar, sürekli yönetme ve yönlendirme çabaları, ego fırtınaları, erkeğin yapıp yapamayacaklarına dair epey kısıtlı izin listeleri, kıskançlık  krizleri,  anaçlık tripleri filan (biri, birkaçı veya hepsi birden) çok normaldir.  Bu kadınlara Havva’lar diyelim.

Düşünce sistematikleri sürekli esprilere konu olacak denli düz mantık ile işleyen ve az lafla iş görmeye uyarlı Adem’lerin çok azı kadınların kombine salvolarına karşı korunaklı bir kalkan geliştirebilmiştir. Maço olanları karşı cins ile daha mesafeli  ve kontrollü ilişki kurdukları için gündelik hayatta onların şerrinden biraz daha korunabilir gibi gözükseler de aslında hepsi aynı şekilde korunmasızdırlar.

Ancak şimdilerde, rüzgar ara sıra tatlı tatlı, ılık, tropik bölgelerden eser oldu. Artık pazarda “limited-edition”; yani sınırlı sayıda üretilmiş, yepyeni bir kadın tipi var. Az bulunan, çok lezzetli ve ele geçirmesi güç kadınlar.  Bu kadınlar zeki, tutarlı, çelişkisiz, yaşamdan ve insanlardan ne istediğini pek güzel bilen, kafasına ve ruhuna çok uygun birisi olmadıkça evlenmeyi aklından bile geçirmeyen kadınlar. Kendilerini erkeğinin eşiti olarak konumlayıp, onun ruhunu esir alarak sürekli kafasını karıştırmaktansa, birlikte gezip tozup, eğlenmek, yaşamın tadına varmak isteyen bu “oyuncu” kadınlara Lilith’ler de diyebiliriz.

Adem’in Havva’dan önceki ilk eşi Lilith’i internetten bulup, okuyun. Uzun uzun buraya yazamayacak kadar tembelliğim üzerimde bugün.  İlginçtir ama… Okuduğunuza değecek, söz.

http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=lilith 

http://witcombe.sbc.edu/eve-women/7evelilith.html  

http://jewishchristianlit.com//Topics/Lilith

Birlikte eğlenmeyi isteyen erkek olmazsa da “Eh, ne yapalım, istediğim gibi zeki, çevik ve ahlaklısı ellerinde kalmamış.”  diyerek yaşamdan zevk almaya devam eden, bakımlı, kendini seven, suları derin ve eğlenceli Lilith’leri hem erkeklerin çoğunluğu ve ne yazıktır ki Havva cinsinin tamamı aile yaşamına ve mutluluklara karşı bir tehdit gibi görüyorlar. Kafaların değişmesi çok zaman alıyor.

 

 

Zaman içinde bu kadınlar kadar hızlı gelişemeden eski normlara takılı kalmış kafalar Lilith’leri  tehlikeli bir sapma olarak görmezden ve anlamazdan geliyorlar. Ya da biraz meraklı olanları “Nasıl bir şeymiş bu, dur bir bakayım…” diyerekten, bir iki görüşüp, eğlenip, yatıp kalkınca, bu kadını da fethettim yanılsamasına kapılıp, skor hanelerine sanal bir galibiyet yazıp, yola devam ediyorlar. İlk onbire dahi alınmamış olduklarının farkında olmaları da çok uzun yıllar alıyor.  Bazen bunu bile anlamıyorlar.

Pek olmaz ya, diyelim ki oldu; bir Havva ile Lilith arasında seçme durumunda kalan Adem olur ise, hemen hepsi boğazlarına çökerek kendilerini nefessiz bırakacak, tutarsız, kocaman beklentilerle dolu, ait olma gereksinimi ile yanıp tutuşan “norm”a uygun Havva’ları seçiyorlar. Güvenli sandıkları sulara doğru kırıyorlar dümeni.

Ama hala anlamadıkları şu ki, bunun da esaslı bir bedeli var. Hem de trajik bir bedel… Kırklı yaşlara geldiklerinde, hayat suları emilip, posaları çıkarılmış, akıl ve ruhları çocuklara yem edilmiş, “cezve sapı kadar sapları” bile olsa (ne varsa artık envanterde) erkleri ellerinden alınmış oluyor.  Onları kafayı ve ruhu “patatese bağlamış”, sırtüstü yattıkları yerde göbeklerini göğe dikmiş, nasıl kaçsam ya da artık ölsem de kurtulsam ruh halinde görüyoruz.

Bir şekilde kaptırdığı kolunu çiğneyerek yakalandığı kapandan kaçmayı başaran ya da baştan bağımsızlıklarını ilan ederek kapana girmeyenleri de varsa erkeklerin (ki çok az sayıda var bu bağımsız ruhlu, akıllı arkadaşlardan),  onlar da üstlerine kimseyi bindirmemeye ahdetmiş yabanıl atlara dönüşüp, yeşil otlaklarda gezinip, biri yanına yaklaşmayagörsün kişneyip, çifte atarak, kendilerine elma uzatan eli ısırarak ortalarda dolanıyorlar.  Bir kere elmanın iyi bir şey olmadığını duymuşlar bir yerden… Orada takılıp kalmış kafalar. Elma yerine de sürekli ota talim ediyorlar haliyle.

Ne istediğini bilen Lilith’ler ise, yesin diye uzattığı elma elinde, şaşkın şaşkın,  “Allah allaaah…” diye sorarken buluyor kendini;. “Oynamak istemiyor muydu bu yahu?

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , ,

3 responses to “Oyuncu Kadınlar

  1. guguk kuşu

    04/03/2012 at 14:57

    yazını okuyunca erkekler pek bi zavallı göründü gözüme:)

     
    • Ebruli Kedi

      04/03/2012 at 16:29

      Onların da kendilerini savunma yöntemleri var elbet… ;- )

       
  2. yeliz dalman

    06/20/2014 at 08:32

    Lilith’in Kutsal Kitabı’na ulaşmak için:

    http://www.lilith.yolasite.com/

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: