RSS

Sekiz saat deliksiz uyku miti

15 Mar

Gün içinde bir piton 18 saat uyurmuş. Kaplan ise ortalama 16 saat.  Şempanze 9 saat, koyun ise 4 saat.  O zaman bu bilimsel açıklamaya kocaman bir katkı da ben koyuyorum. Son bir aydır memleket genelindeki ve meclisteki davranışlarımıza dayanarak, şempanze ile koyunun uyku ortalamasını alıyorum. Bu hipotezden hareketle de, sıradan bir Türk vatandaşının ortalama 7 saat uyku ile sağlıklı ve mutlu olacağı sonucuna varıyorum. Nasıl ama?

 

Şimdi herhalde Türk değilim ki (uykularımı kesintili kılaraktan, otomatikman şempanze ve koyun olmaktan da yırtmama olanak sağlayan Cenab-ı Hakka şükür ederekten) yedi saat kesintisiz uykularımı çok arar oldum. Hadi hadi, şaka yaptım. Bugünlerde çok kızıyorum vatanı paylaştığım, uykusu derin kardeşlerime ama çaresiz bir arada yaşayıp gideceğiz.

Yorgan altında geçirdiğim saatler bana kendimi toparlama ve gündelik yaşantıları düşler aracılığı ile yerine oturtma konusunda değerli geliyor.  Güzel düşler görürüm hep. Kabus gördüğüm ya bir ya ikidir yaşamımda.  Ben iyi bir uyku çekmeyi seviyorum kısacası.  Gün doğarken uyanıp, zinde bir şekilde ayakta olmayı da. Bunun için 8 saat uykumu alabilmiş olmam gerekir ki, son zamanlarda nedense bir türlü olamıyor.

Eskiden yastığa çeyrek kala uyuyabilen ve yedi sekiz saat deliksiz bir uykudan sonra pür neşe günü karşılayan bir insan iken, son beş yıldır uykularım kesintili bir hal aldı. Gece 12 civarında yatıp, hemen hemen her gece, sabaha karşı 4’te gözlerim faltaşı gibi uyanıveriyorum. Bir saat öyle dön sağa, dön sola,  5’te tekrar uykuya dalıp sekizde  uyanıyorum.  Ve ben bu durumda bir gariplik olduğunu düşünüyordum…  Ki yokmuş…

Bugün tesadüfen önüme çıkan bir BBC haberini ilginç buldum, paylaşayım dedim. Sekiz saatlik kesintisiz uykudan  bir mit olarak bahsediyordu haber. Araştırmalar insanın DNA’sının aslında iki adet dörder saatlik uyku evresine göre programlı olduğunu ortaya koymuş. İlk dördünde uyuyorsun, arada kalk, dolan, yoga, kurabiye yap, aganigi maganigi (hatta ikinci evrenin daha verimli ve üretken olduğunu eski kaynaklar yazıyormuş; yapacaksanız öyle yapın diyormuş), sonra yat,  yine dört saat uyu diyorlar. Genetik program buna uyarlı imiş.

Şimdi, gün batınca yatıyorsun. Dört saat uyuyorsun. Onun da dört evresi var, Rem sırasında bir güzel rüyanı da görüyorsun. Sonra uyanıyorsun.  Gez, dolan, dur epey zaman. Kalkmana dört saat kala, yine yatıyorsun.  E iyi de, artık elektrik var, gece hayatı var, televizyon var, işyerinde mesai var. Nasıl yatarsın ki gün kapanınca üzerine? Bu hesaba göre ya arabayı otoyolda kenara çekip, battaniyenle  arka koltuğa geçeceksin ya da işyerinde toplantı masasının altına sereceğin uyku tulumu ile işi halledeceksin.

Neyse ne. Nasıl yapılmasının iyi olacağını anlamadım ama  gözlerimin dört civarında açılması normalmiş. Genetik şifremin neden mağara dönemi kodlarına dönüş yaptığını bilemeyeceğim. Memleketin hallerine beni uyarlamaya çalışıyor olduğunu bile düşünmüş idim iyi niyetle. Hani gidişat ortada, çok acı çekmeyelim diye bizim gibileri de yukarıdan taşdevrine uyarlıyorlar herhalde demiş idim.   Öyle değilmiş.  Thank You BBC. İnşallah, bu geri dönüş kendini yerçekiminin çağrısına uyarak aşağı doğru hareketlenen uzuvlarımda da gösterir de, taş gibi bir mağara kadını olarak karşınıza çıkarım yarın öbür gün.

Uyku profili mi de çıkardım. Endişeye mahal olmadığını o söyledi.  İngilizce ama sorular kolay anlaşılır.  Buyrun siz de çıkarın:

http://www.bbc.co.uk/science/humanbody/sleep/profiler

Haber de burada.  İngilizce yine ama diyor ki gece ortası uyanmak çok normal.  Don’t worry, be happy! Özeti bu yani.

http://www.bbc.co.uk/news/magazine-16964783

Vallahi rahatladım. Sabaha karşı dörtte uyanınca hayıflanacağım yerde kalkıp oturacağım, bir papatya çayı ile iki üç sayfa kitap… Sonrası Allah kerim.

 

Reklamlar
 

Etiketler: , , ,

3 responses to “Sekiz saat deliksiz uyku miti

  1. Şeniz Pamuk

    03/16/2012 at 00:09

    Beni de arayabilirsin:))

     
    • Ebruli Kedi

      03/16/2012 at 00:17

      Ararım vallahi. Bazen çok sıkıcı olabiliyor gecenin bir yarısında ayağa dikilip kalmak…

       
  2. Nur

    03/16/2012 at 14:27

    Aynı dertten muzdarip biri olarak yazının iç açıcı olması bir yana şu kedilere bir imrendim ki sorma..
    Rakı şişesinde balık olmak bir yana her dem mışıl mışıl uyuyan koala olmak varmış yahu!

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: