RSS

Pazar ola, hayrola!

08 Mar

Mevsimlerin değişimini pazarlardan takip ederim.  Mevsimin ilk yabani kuşkonmazları çıktığında, enginarlar mor mor çiçeğe durduklarında, domates biber fideleri bahçelere dikilmek için kasalarla zuhur ettiklerinde, pembe domates ya da az çıkan özel bir mantarı sabahın köründe ilk koşup alan olmaya çalıştığında, salçalık domates için kasaları arabaya yüklediğinde, kışlık olacak son kavunları, ince kabuklu cevizleri takip ettiğinde,  tertemiz pos bıyıklı, yakışıklı pırasalara  aşık olup, okşaya okşaya bir türlü kesmeye kıyamayıp arkadaşlarının alay konusu olduğunda, arabanın içi taze sarımsak koktuğunda mevsimlerin ve kendi ritminde geçip giden zamanın da farkına varırsın.

Benim için bir yeri tanımanın ya da o yere ait olmaya başlamanın ilk adımı pazarlardır. Paradan bile daha eski, insanlık kadar eski olmalı pazar yerleri. Pazara çıkınca, hem yakın coğrafyanın insana bahşettiklerini öğrenirsin hem de yöre insanının doğanın kendine sundukları ile neler yapabildiklerini görürsün.  Tezgahlar arasında dolanırken, aynı zamanda insanların nasıl yaşadıklarının da ipuçlarına şahit olursun. Çevrende dönen konuşmalardan akşama ne pişecek, nasıl yapılacak, insanların ekonomik durumları nasıl beslenmeye, giyinmeye elveriyor, hemen anlarsın.

Bir pazarın müdavimi olduğunda, pazarcılarla yıllara dayanan düzenli bir ilişki geliştirdiğinde, artık o yere de ait olmuşsun demektir. O yerin pazarı ile kurduğun ilişki,  senin o bölge ve insanı ile ilişkindir aynı zamanda. Müdavimi olduğum satıcılardan yıllar içinde ne çok şey öğrenmişimdir.  Uzun yıllar önce diş bademini ilk keşfedişim, dalından koparıldığında yenmeye hazır olan hurma zeytinini öğrenişim, yumurta tadı veren ve görüntüsü yumurtaya benzeyen narin yumurta mantarını tanımam, ayrı ayrı kaç çeşit lor olduğunu ve lezzet farklarını, onlarla yapılabilecek yemekleri ilk öğrendiğimdeki heyecanım…

Çocukluk ve yetişkinlik dönemimden ne çok pazar anım var dağarcığımda.  Eminim bu işlere meraklı iseniz, sizlerin de vardır.  Pazarlar sadece benim için değil, doğaya, insan ilişkilerine, yiyeceklerinin iyi ve taze olmasına önem veren herkes için önemlidir diye düşünüyorum.  Ben kışın bir kaç hafta yöre pazarlarından alışveriş ettikten sonra, İstanbul dönüşünde iki hafta boyunca, her gün Migros’a girip, ağlamaklı bir şekilde gerisin geriye çıktığımı bilirim.   Plastik kabaklar, mevsimsiz kof patlıcanlar, suni yeşil biberlerin uzayıp gitmiş boyları…   Oysa sabah dalından yeni kesilmiş bir brokoli çiçeğinin tadı, bir teyzenin dün süzüp bugün pazara getirdiği yoğurt, doğadan yeni toplanmış otlar, günlük yumurtalar, kokulu peltelik Laz üzümleri…  Pazarlar olmazsa bunları nereden bulup alacağız?  Bunların tadı hiç bir şeye değişilir mi?

Dünyanın neresinde olursam olayım, hangi kasabaya gitsem, ilk önce pazarı hangi gün kuruluyor diye sorar öğrenirim.  Mutlaka pazarını görmek isterim. Herhangi bir pazara çıkıp bir kaç saat kendimi kaybetmeye bayılırım.

Pazarlar kaldırılacak dendi ya; karalar bağladım. Bu kadar çabuk kabul edilir mi bu oldu bitti? Hiç mücadele vermeyecek miyiz? Hiç mi itiraz hakkımız yok bizim yahu?   Her gün yaşam tarzımızı ilgilendiren bir şeylere dokunuluyor.

Artık pazarlarımıza da dokunulmasın. Tepemin tası atıyor yavaş yavaş… Anarşist olacağım bu gidişle…

Reklamlar
 
 

Etiketler: , , ,

7 responses to “Pazar ola, hayrola!

  1. erhan eken

    03/08/2012 at 14:02

    çok geç kaldık bile nasıl bu kadar tepksiz millet olduk . . . . .
    erhan

     
    • Ebruli Kedi

      03/08/2012 at 16:38

      Yok ama Erhan, bu konuda tepki gösterecek çok kişi olur diye düşünüyorum.
      Sevgiler,
      İyimser ben… 😉

       
  2. ouzelf

    03/08/2012 at 20:00

    Ben de tezgahlar arasında gezip dolaşırken bir an önce eve gidip yeşil bir salata yapma isteği kabaranlardan hatta bu isteğe karşı koyamayıp torbaya bir de simit atıp koştur koştur eve dönenlerdenim. Ayrıca böyle bir karara tepkinin büyük olacağını düşünenlerdenim.
    Sevgiler,
    Her şeye karşı olan Özgür…

     
    • Ebruli Kedi

      03/09/2012 at 12:35

      Sen de pazar sevenlerdensin demek. Pazardan dönünce yeşillikleri hemen yıkamaya bayılırım; Nane, maydonoz, roka, dereotu ve mis gibi limonlar… Ah, ne güzel kokarlar…

       
  3. guguk kuşu

    03/09/2012 at 10:42

    ahhh internet yorumum uçtu gitti, umarım evrende bir yerde salınıyordur:D
    pazar bir yaşam biçimidir bir keyiftir mutluluktur. turuncu havuçların yanında kırmızı küçük turplar çok şık durur. eski mahallemde bir peynirci amcam vardı, bir de bal kabağı aldığım amca kabakları adapazarından gelirdi. 3 günlüğüne kongre için gittiğim atinada bile pazara gitmiştim. zeytinleri hayranlıkla seyredip, oralaradan buralara zeytin alıp gelmiştim. sanki senin dediğin gibi marketlerdeki sebze ve meyveler plastik ve ayrıca nedense bana pazardaki insanlar ve sohbetler de daha bir gerçek gelir oraya girince 5 numara miyopken gözlüğümü takmış gibi olurum herşey netleşir. balıkçılar…..alıç satanlar, ….bilmiyorum tek umudum pazar yerlerini hale dönüştürmeleri hani ankarada ulusta vardı eskiden ama sanırım o zaman her mahallenin bir pazarı olmayacak belli yerlere kurabilecekler bu halleri. önümüze konan herşeye bu kadar duyarsız olmamızdan utanıyorum.

     
    • Ebruli Kedi

      03/09/2012 at 12:33

      Ben çocukken mahallemizin pazarı ağırlıklı olarak yiyecek pazarı idi. Haftada bir herkes haftalık gereksinimini pazardan karşılardı. Şimdi ev eşyasından, giyeceğe bir çok şey satılıyor. Vergi ve kira veren mağazalara karşı haksız rekabetin önlenmesi lazım tabii. Ama yiyecek satışı için pazarlar hala çok öemli ve ekonomik.

       
  4. Nur

    03/16/2012 at 13:57

    Pazar en hassas olduğum konu. Hatta pazarlarla aramda organik bir bağ olduğu bile söylenebilir. Zira keyifsiz ya da mutsuz olduğum zamanlarda pazara gittiğimde yeşillikler üzerinde elimi ve gözlerimi gezdirdiğimde mutlu olurum ben. Ayrıca yurt içi ya da yurt dışı olsun pazar o semtin, o şehrin nabzının attığı,dinamizmin olanca güzelliğiyle hissedildiği, hava ne kadar sıcak ya da soğuk olursa olsun her gezenin yüzünde mutluluk sezilen bir yerdir bence. Bizdeki simit faktörü de cabası.
    Dolayısıyla pazar hassas konu, ümit ederim aklıselim kazanır bu işte.

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: