RSS

Kafaya bir şaplak…

01 Mar

Yüzümü öbür tarafa çevirmeye kalmadan, şrak diye tokadı yedi yüzüne. Fark etseydim yüzüne inmek üzere kalkan o eli, sanırım o yaşımdaki şuursuz halimle onu daha da utandıracak bir şey yapar ve “kadın halimle” ustabaşının elini tutup, herkesi ayrı ayrı rencide etmiş olurdum.  Sonra çok sorguladım adamı neden ona vurdu diye. Sigara parası istemiş. Sonunda “Ama, ama, ama” diye başlayan bir sürü soru cümlesi kurunca, “Abla sen anlamazsın bu işleri pek. Bizde böyle yürür. Ben onu hizada tutarak yaşamı öğretiyorum.” diyerek kestirip atmıştı. Kendisi de inşaatlarda kendi ustalarından böyle öğrenmiş, kalabalıktan sıyrılacak kadar zeki olduğu için işleri büyütüp, ustabaşı olmuştu.  Ben de müşteri olmanın gücünü kullanarak, “Bir daha yanımda kimseye vurmayacaksın. Her elin kalktığında da gün gelip onun aynısını başkasına yapacağını düşüneceksin. İstersen buna burada bir son vermen mümkün. Bunu da unutma!” demiştim. Yüzyılların şiddet ve sömürü düzenine karşı ettiğim lafların boşunalığını bilerek…

Onaltı yaşında bir boyacı çırağı idi dayağı yiyen. Ustabaşının tuttuğu evde kalıyorlar, ustanın hanımı o gün ne  pişirip yollarsa onu yiyorlardı. Paraları ustabaşında birikiyor, köydeki babaları ne zaman arasa “Bana para lazım” diye, ustabaşı dökümünü yalnız kendisinin bildiği hesaptan belli bir para yolluyordu babaya… Babalar, köy kahvesinde oturuyor, kumar oynuyormuş bütün gün. Çok da sık para istiyorlardı.  Çocuklar ise şehirde boğaz tokluğuna ve sadece bir paket sigara parasına kendi köylüsü olan ustanın emrinde  çalışıyorlardı.  Zamanı geldiğine hükmedilince evlendirilip, baba oluyorlar ve ancak ondan sonra kendi hesaplarını kendi ellerine alıyorlar, evlerinin reisi olabiliyorlardı. Kimsenin gıkının çıkmadığı bri garip düzen.

Nereden aklıma geldi bu olay?

Epey bir süre hastanede yatıp, dün çıktım. Yaşamımda ilk defa hastanelik oldum. Hiç bu kadar hasta olmamıştım. Geceli gündüzlü iki genç hemşire baktı bana.  Bu genç hanımların “lojman” adı altında, onbeş kişilik evlerde, ranzalı koğuş sistemi ile kaldıklarını öğrenince, “hemşire yatakhaneleri” ile ilk tanıştığım 1983 yılından bu yana hiç bir şeyin değişmediğini anladım. Gece gündüz aynı işyeri, onbeş kendine benzemez ve insanın zor cinsi kadınlarla paylaşılan bir ev… Ve sonu gelmez nöbetler. Biri onbeş yıllık hemşire, diğeri on yıllık.  Ne zamana kadar?

Telefonda kırgın bir ses ile babasına “Sen beni pek aramazsın. Para lazım herhalde; ondan aradın” dediğini annem aktarınca,  nedense iki olayı birbirine bağladım kafamda.

Çocuklarının emekleri üzerinden yaşam süren insanlar bende büyük öfke yaratıyor. Bu adaletsizliğe karşı duyduğum büyük öfkenin nedenlerini kendi içimde irdelemem lazım gelecek sanırım.

Herkese sağlık dolu günler dilerim. On gün üzerine içebildiğim bir yudum suyun değerini anlamama yol açan bu deneyim için de şükür ediyorum. Bazen “Ama, ama, ama” diye gezinirken, bir şaplak da bana gerekiyor kendime gelmem için galiba. Gerçeklik kontrolü babında… Kendime rağmen, olmazı olur yapma çabalarıma Evren’den gelen ve benim gibi protest bir kişiliğin anca anlayacağı şiddette bir cevap olaraktan.

Reklamlar
 
15 Yorum

Yazan: 03/01/2012 in İnsanlık halleri

 

Etiketler: , , , , ,

15 responses to “Kafaya bir şaplak…

  1. deniz

    03/01/2012 at 14:32

    içim burkuldu yazını okuyunca 😦
    çok geçmiş olsun bu arada, gelmiş ve geçmiş olsun..
    sevgiler
    deniz

     
    • Ebruli Kedi

      03/01/2012 at 15:25

      Sağol Denizciğim iyilik dileklerin için. Öpüyorum.

       
  2. Idil

    03/01/2012 at 15:37

    Çok geçmiş olsun Petek…Hastaneden çıkacak kadar iyileştigine sevindim. Take care 🙂

     
  3. guguk kuşu

    03/01/2012 at 16:40

    eh böyle işte şaplak yiye yiye büyüyeceğiz. çoğu zaman hayat bizim anladığımızın çok ötesinde kendi kuralları iyi keyfine bakıyor.

     
    • Ebruli Kedi

      03/01/2012 at 16:41

      Galiba öyle Guguk kuşu.

       
      • Ebruli Kedi

        03/01/2012 at 18:22

        Ama yine de annemin dün bir arkadaşıma ettiği lafı tekrarlayayım bu vesile ile “Hayat kimsenin arkasına dolanıp puan almaya kalkmaz.” dedi. Galiba bizler kendimize gereksiz acılar yaratıp, kendi arkamıza dolanmaya çabalayıp, sonra bunu hayatın bizimle oyunu sanıyoruz.

         
  4. Şeniz Pamuk

    03/01/2012 at 23:06

    Canım, öncelikle geçmiş olsun. Ben de inan ki bugün “Hani yeni yazı” diye sitem etmeyi düşünüyordum. İnsanoğlu işte, benciliz:)) Bu şekilde sadece kaba kuvvetten korkan ve dışardaki otorite tarafından yönlendirilen bir toplum oluyoruz diye düşünüyorum. Kalemine ve de tüm bedenine sağlık:))

     
    • Ebruli Kedi

      03/01/2012 at 23:36

      Kaba kuvveti de kanıksar, kısa bir süre sonra ondan da korkmaz olur insan, değil mi? Sağol Şeniz’ciğim. Kendimi bir lokma daha iyi hissediyorum bugün, evime kavuştum ya. Sevgiler.

       
  5. ouzelf

    03/03/2012 at 12:44

    Yemekten ve unutmaktan asla vazgeçmediğimiz şaplaklar… Umarım bu defa acısı uzun süre kalır üzerinizde ki hatırlarsınız. Bunun yanında hepimiz için dilerim ki hiçbirimiz sağlıkla sınanmayalım. Sağlıklı günler, sevgiler…

     
    • Ebruli Kedi

      03/03/2012 at 13:58

      Teşekkürler. Evet sağlıkla sınanmasın kimse. Yine de iyi bir perspektifi doğrultma aracı bu tür zorluklar. Her zaman olduğu gibi buna da şükür.

       
  6. ouzelf

    03/03/2012 at 12:52

    Geçmiş olsun dedikten sonra blog hakkında danışmak istediğim bir şey var. Vakit bulabildiğiniz bir ara yardımcı olabilirseniz sevinirim. Yazıların sonuna eklenen ” beğen” butonunu nasıl ekleyebilirim. Yorum kutucuğuna yazıyorum çünkü
    1) oku-kaç aralığındanda, vakitsiz bir vakitteyim .
    2) Bu tür konuları net te arayıp uygulamak çok oyalayıcı oluyor. Benim inandığım ” Bilenler bilmeyenlere anlatsın” metodu her zaman pratik ve en kısa çözümdür.

    Hoşçakalın.

     
    • Ebruli Kedi

      03/03/2012 at 13:56

      Ayarlar / Paylaşma en altta WordPress.com Like butonu seçeneğini tiklerseniz olacaktır.

       
  7. Fitnat Aytun

    03/05/2012 at 12:55

    Geçmiş olsun dileklerimle….Durmamız gerektiğinde , kendimizi dinlemezsek bir şeyler bizi durduruyor….Keşke sağlıkla olmasa da fark edip biz durabilsek .. Böyle bir ara ve dinlenme diye düşünmek bana göre en doğrusu..Sevgiler.Fitnat

     
    • Ebruli Kedi

      03/05/2012 at 18:59

      Sağolasın Fitnatcigim. Epey uzun bir ara oldu benimkisi ya bakalım her şeyde olduğu gibi bunda da bir hayır vardır deyip tevekkülle karşıladım. Sevgiyle.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: