RSS

Birden kırkbine kadar içinden say… Ve bitirince KENDİNE GEL ARTIK!

20 Eki

Birazdan en sevdiğimiz dizi başlayacak, uzaktan kumandanın bir tuşu kadar uzak  ekranın uyutucu etkisi bize. Meyve tabaklarımızı alacağız önümüze yemekten sonra, kurulacağız rahat koltuklarımıza, Kuzey Güney’i izlemeye başlayacağız.  Sonra reklam arası olacak.

Bilgisayar başına oturup “Erkek olsam da askere gitsem”, “Elebaşlarını vinçlerden sallandırsak, çürüyüp etleri dökülene kadar,  bak bir daha  yaparlar mı?” diye soracağız. Bir arkadaşımız “Az kaldı, sabırrr. Hepsini temizliycez…” yazacak.  Bak, herkes az kaldı diyor. Bu sefer çok ileri gittiler zaten. İşleri tamam artık, yetti buraya kadar… Aaaa, çok oldular artık götü boklu herifler… Bıçak kemiğe dayandı gayrı.  Bak, Cumhur’un başkanı bile “İntikamımız acı olacak” demedi mi? Vardır bir bildiği. Önce hepsini temizleyelim pisliklerin, sonra bak ne güzel yaşayacağız kol kola… Barış yapacağız. Hele bir dizelim leşleri yan yana… İçimiz rahat edecek. Güneşli günler  yakın kardeşlerim.

Reklamlar bitince tekrar koltuğa geçip, çayımızı yudumlayacağız, çekirdek çitleyeceğiz. Gözkapaklarımız uykudan ağırlaşırken, hafta sonu terörü lanetleme mitingi olduğunu anımsayacağız. Nasıl olsa bir sürü insan gidecek, bir eksik ne farkeder? Ama milleti uyandırmak da gerek. Reklam arası olunca “Hadi bayraklarınızı alın, şurada burada mitinge gidelim!” yazacağız. 16 kişi beğenecek, 2’si paylaşacak… Profil resmini de siyah kurdeleye, şehit kanlarının alı gibi kıpkırmızı bayrağa  çevirinceeee, oldu işte,  vatanperverlik adına görevimizi tamamlamanın rahatlığı ile sıcak yataklarımıza doğru süzülüp, derin uykulara dalacağız. Gün ışığının uğramadığı uykulara… Sabahın uğramadığı derin ve karanlık uykulara.

Biz kimiz Allah aşkına? Neye dönüştük biz? Duyuyor musunuz sesinizi? Aynalara bakınca hala “insan” olarak tanıyabiliyor muyuz kendimizi? Yazdığımız cümleleri yüksek sesle okuyunca ne hissediyoruz? Hadi bağıra çağıra okuyalım yazdıklarımızı… Hadi, hadi aç camı, bağırarak oku gökyüzüne doğru.

KİMİZ BİZ BİLİYOR MUSUNUZ?

Ana haber bültenlerinde rating için zili çalıp habersiz aileye “Oğlunuz şehit düştü. Neler hissediyorsunuz?” diyebilenleriz. Sorunun soruluş şekline değil, yanıta katıla katıla ağlayanlarız.

Haberlerde acıklı müzikler eşliğinde, ocağına od düşmüş ailelerin canhıraş feryatları, babasız  kalmış bebelerin gözyaşlarına kahrolup ağlayınca acıklı bir film seyreder gibi,  acıyı gerçekten kendimizin sananlarız.

“Nasıl olur da ordu o dağları dümdüz edemez yaaa”, “, “Harekat yetmez, katliam istiyoruz”, “Leşini getirin bana o…pu çocuklarının!”, “G…ü boklu kıroların hepsini öldürelim”  diyenleriz.  Ömründe bir metrekare toprağa bir kazma vuracak kadar dahi bir toprak parçasına fiziksel emek harcamamışken, açık açık orospu çocuğu, göt bile yazamaz, birine ağız dolusu küfredemezken gerçek hayatta, yumruk bile vurmamışken birine, elimiz kesildiğinde kanı görüp bayılanız biz.

Toplum önünde “Dünya için tek bir dileğinizi gerçekleştirebilecek olsak, ne isterdiniz?  diye sorsalar hemen koca bir gülümseme ile “Savaşlar bitsin artık; çocuklar ölmesin!” diyecek olanlarız.

Sabah olunca arabalarımıza binip, radyo spikerlerinin dolduruşları ile gazaba gelip dünyamız, şehrimiz, ormanlarımız, akarsularımız, verimli topraklarımız, tohumlarımız  elimizden giderken gaza basanlarız bilmem kaç cc’lik motorlarımızla.

Ve çok değil 3 gün sonra profil resimlerimizi tüylü şapkalarımızla çektiğimiz şuh resimlerle, en seksi bakışımızı takındığımız sakallı fotoğraflarımızla, sevimli tombik çocuklarımızın resimleri ile değiştirecek olanlarız.

Çok değil bu felaket başımıza gelmeden iki gün önce Mevlana’dan laflar yazıyorduk profilimize. O denli iyi biliriz Aşk’ı hepimiz.  Ah bir rahat bıraksalar… Yine gelecek ama o günler… Az kaldı.  Şimdi başkalarının ölümüne karar vermekteyiz klavye başında… İşimiz var çok… En sunturlu küfrümüzü etmedik daha….

“Yüzbilmemkaç devlet kurmuş Türk milletinin torunları”, “Yüce Osmanlı’nın çocukları” şu acılı günlerde, akıllarını ve vicdanlarını askıya almış olanlarız bizler. “Yurtta sulh cihanda sulh” lafını pek hafif ve etkisiz bulup,  Deli İbrahim’in tohumları olduğunu isbat peşinde, Milli Savunma stratejileri önerenleriz.

Allah’ım yalvarırım bizi bizden koru! Aklımızı, yüreğimizi, vicdanımızı koru. “İnsan”lığımızı unutmamamız için bize gerçek sevginin yolunu hatırlat.

AMİN!


Reklamlar
 

Etiketler: , ,

8 responses to “Birden kırkbine kadar içinden say… Ve bitirince KENDİNE GEL ARTIK!

  1. erhan eken

    10/21/2011 at 08:06

    evet, yürerğine sağlık.
    söylenecek herşey söylenmiş
    bu işin sonu gerçek iç savaş. sanırım çok kan akacak
    umarım kansız çözülür

     
  2. Deniz

    10/21/2011 at 15:36

    Gayet içten, gayet başarılı, gayet doğru tespitler içeren bir yazı. Elinize sağlık… 🙂

     
  3. alidirali

    10/21/2011 at 16:53

    yorum için bir ton uğraştım. Ama onore etmek istedim seni.
    Teşekkürler.

     
    • Ebruli Kedi

      10/21/2011 at 21:20

      Erhan, Deniz, Ali,
      Ben teşekkür ederim yorum yapmaya değer gördüğünüz için.
      Barış dolu günlere diye umalım.
      Sevgiler.

       
  4. Hakan

    10/22/2011 at 20:50

    Güzel bir özet yapmışsın Ebruli… Biz insanlar böyle mahluklarız…

     
  5. sema ağazade

    10/24/2011 at 03:22

    aklına, yüreğine kalemine sağlık..hakikaten “bizi bizden koru”

     
  6. mehtap Selçuk

    10/26/2011 at 21:57

    Merhaba

    bu yazınızı bu aykı dergime seçtim. unutmamak, hatırlamak hem olayları hem insan olduğumuzu adına buna karar verdim. altına ne yazmamı istersiniz. isminizi mi? ebrulikedi mi? nasıl istiyorsanız bana bildirirseniz ona göre hazırlarım.

    iyi geceler

    Mehtap Selçuk
    (www.avemeli.com)

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: