RSS

Bir dosta veda…

03 Oca

Şule’yi bu denli özel kılan ve herkesin sevgisine mazhar olmasına yol açan neydi diye düşünüyorum kara haberi aldığımdan beri. Di’li geçmişi kullanırken, nasıl kolaylıkla bir zaman kipinden ötekine geçebildiğime şaşırıyorum şimdi… Şule’li anılarımı yokluyorum ve ve di’li geçmiş kullanıyorum…

Kendi olmayı başaran ender insanlardandı bir kere… Neyse o… Bir su damlası gibi; serin, berrak ve sakin… Upuzun boyu ile bana sarıldığında göğsüne gelirdi başım ve yanağını öpmem için dizlerini kırıp eğilirdi…

Anımsamaya çabaladıkça görüyorum ki en derin konuları bile hep gülümseyerek konuşmayı becermişiz. Öyle narin ve kibardı ki; bir gün konuşurken “Kadın paranın a..a koymuş desene…” deyivermişti; her zamanki rahatlığı ile. “Bu sözcüğü nerende ve nasıl sakladın bunca yıl?” deyince birlikte çok gülmüştük. O nazenin güzelliğin altında bambaşka bir Şule de vardı demek.. O an görmüştüm onu; hafif bıçkın, vurdumduymaz, ama yine neşeli, güleç… Olumsuzlukların içindeki mizahı çekip çıkarır ve bunu olağanüstü bir sakinlik içinde yaparak şaşırtırdı beni. Ben el kol sallayarak birilerine verip veriştiriken o sakin sakin bir laf eder, benim ateşime bir kova su dökerdi.

Hastaneye yattığı ilk günün sabahında rahatsızlığı ile ilgili SMS atmıştı. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çöküp kaldım. Bir sosyal sorumluluk projesinde, kimsenin umursamadığı tali bir konuda, biz önemli gördüğümüz için birlikte uğraş veriyorduk o sıralar. Minik kızlar okula gidebilsin, yaşamlarında bir kapı açılabilsin diye. Mutlu, mutsuz bir çok şey yaşamış ama yaşama şanslı başlamış ve bu nedenle ayakta kalmayı başarmış kadınlar olarak, onlara da bir açık kapı gösterebilmenin önemine inanmıştık. Onca işin gücün ve gündelik sorunlarımızın arasında epey zaman ayırıyorduk bu projeye. Böylesine derin bir sosyal sorumluluk hissine de sahipti Şule. “Bir süre ben yokum” demişti. İyileşeceğine inanıyorduk. Bir an bile başka son düşünmedik bu güzel öyküye. Hastalığı sırasında bile bu yaşadıklarını bir kitaba çevirip, ileride aynı derde düşecek olanlara bir başvuru kaynağı haline getirmeyi düşünecek kadar da ileriye dönüktü her zaman yüzü.

Düşünüyorum da korkmamış mıydı hiç? Eminim çok korkmuştu ama korkuya pabuç bırakmayan, kahraman duruşunu elden bırakmadı sonuna dek. Zaman geçti ve gördük ki o büyük acılar çekerken bile espri duygusunu kaybetmemeye çabaladı. Suladığı çim adamla yarıştı kimin saçı önce çıkacak diye… Umutsuzluğa kapıldığı günler elbette olmuştur. Ama işte o zaman da onu çevresine hep yansıttığı güzel gülücüklerin, gözlerindeki ışıltının, nezaketinin ve inceliğinin ona geri yansıması çekip çıkarmıştır karanlıklardan.

Sevenleri, onun herkese hesapsızca dağıttığı umudu, neşeyi ona resimler, şiirler, battaniyeler, şarkılar ve dualarla geri yansıttılar hastalığı boyunca. Çok az insana nasip olur sevildiğini yaşarken bu denli içeriden ve kuvvetle hissetmek. Sevginin gücünün bu kara hastalığı yeneceğini düşledik başından beri hepimiz. Onun rahatsızlığı aracılığı ile hep kendi önceliklerimizi sorguladık; onun acıları ile biz de büyüdük, idrak ettik, sürekli geçmişe gittik gittik, geri bugüne döndük.

Ve anladık ki bir kez daha “İçinde yaşadığımız andır önemli olan.” Bir nefes, bir nefes daha… Ve yaşam iki nefes arasında olandır.

Olmadı, Şule’ye zaman kısa geldi… En büyük eşitleyici ölüm, benim güzel arkadaşıma ziyarete geldi. O sonsuz bir uykuya yattı şimdi; hep genç, hep mutlu, hep aydınlık olacağı anılarımızda kanlı canlı ve neşeli haliyle gülümsemeye devam edecek. Ben de onun anısını hep aydınlık bir gülüşle içimde yaşatacağım. Her aklıma geldiğinde ağzım iki kulağıma dek yayılacak; bana sarıldığı, merhaba dediği her seferinde olduğu gibi… Uzatacağım yanağımı dudaklarına, o da dizlerini kıracak hep beni öpmek için… Ben ölene dek o da yaşayacak bendeki haliyle…

Ve onun beni yukarıdan izleyeceğini düşleyerek hep iki nefes arasındaki anı kollayarak yaşamaya devam edeceğim. Son bir yıl içinde ondan öğrendiğim gibi.

Bak sevdiğin gelinciklerle veda ediyorum sana… Nurlar içinde olasın güzel dostum.
Güzel yaşam yolculuğunun en zorlu kısmını senin kendi blogundan okumak ve veda mesajı bırakmak isteyenler olursa diye blogunun adresini de buraya koyuyorum:

www.suleayral.blogspot.com

Reklamlar
 
17 Yorum

Yazan: 01/03/2011 in İnsanlık halleri

 

Etiketler: , , , , , , ,

17 responses to “Bir dosta veda…

  1. sevda

    01/03/2011 at 14:55

    başın sağolsun hüzünlü bir veda geride kalanlara sabır ; keşke hepimiz giderken bu denli sıcak arkadaşlıklar bırakabilsek

     
    • Ebruli Kedi

      01/03/2011 at 14:58

      Keşke Sevda, keşke… Teşekkürler duyarlı yorumun için…

       
  2. Gamze

    01/03/2011 at 15:45

    Başın sağolsun arkadaşım. Ağlattın beni.

     
  3. Gamze

    01/03/2011 at 15:47

    “ağlattın beni” der iken kötü anlamda değil tabii ki de, duygulandım, üzüldüm, Allah geride kalanlara sabır versin.

     
    • Ebruli Kedi

      01/03/2011 at 16:02

      Teşekkürler Gamze’ciğim. Gerçekten örnek bir insandı. Ölüme, hastalığa, geride kalamaya her şeye kızgınım bugün… Dostlar sağolsun.

       
  4. Şelale SEYHAN

    01/03/2011 at 15:58

    Şule’yi hiç tanımıyorum ama dünden beri yazılanları gördükçe “keşke tanısaydım” dedim… Sizin gibi dostları olduğu için yaşarken çok şanslıymış Şule bence. Eminim şimdi de ışık olmuştur. Tüm dostlarının başı sağ olsun….

     
    • Ebruli Kedi

      01/03/2011 at 16:03

      Blogunun linkini yazımın en sonuna koydum. yaşamının en zorlu sınavından geçerken Şule’yi tanımak isterseniz diye. Sevgiler.

       
  5. eray ozcan

    01/03/2011 at 16:07

    petek’cim cok uzuldum..sevgiler

     
    • Ebruli Kedi

      01/03/2011 at 16:10

      Teşekkürler Eray’cığım. Dostlar sağolsun.

       
  6. Sengul

    01/03/2011 at 16:46

    Petekçim ne güzel yazmışsın, ne güzel anlatmışsın Şule’yi.
    Şule’nin senin gibi sevenlerinin anılarıyla ve anmalarıyla nurlar içinde olacağına eminim.

     
    • Ebruli Kedi

      01/03/2011 at 18:29

      Şengül’cüğüm,
      Hayalim vardı; Şule iyileştiğinde bir haftasonu onu Pita’ya davet edecektim; bizim kahvaltılarımıza… Tanısan çok sevecektin eminim. Zaman kısa geldi. Sağol düşünceli sözcüklerin için. Sen de çok iyi bir dostsun.

       
  7. M. Ali Yasar

    01/04/2011 at 10:27

    Şelale SEYHAN´na katiliyorum, Şule’yi hiç tanımıyorum ama bugün bu yaziyi tesadüfen okuduktan sonra “keşke ben de tanısaydım” dedim… Ve bu yazi beni o kadar etkilediki yorum birikmadan yapamadim.

    Tüm sevenlerinin baslari sag olsun.

    Ben bundan eminim ki sevgili Sule gittigi yerden tüm sevenlerine gülücükler saciyordur…

    Hosca ve Dostca Kalin.

     
  8. olaybu

    01/08/2011 at 20:16

    basin sagolsun

     
  9. dilvin

    01/11/2011 at 12:41

    Eline sağlık Petek’ciğim
    Çok güzel
    Sevgiler

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: