RSS

La Habana Vieja -1

24 Şub

Onlar “La Habana vieja” diye dursunlar, bana göre Havana erkek; Karaiplerin Grand Dük’ü…

Evet, Havana bende erkek bir şehir izlenimi bıraktı. Belki tenindeki güçlü motorin kokusundan
belki de yabancılara diklenmesinden, meydan okumasından. İstanbul iniş çıkışları ve gizli köşeleri ile ona kıyasla daha dişidir mesela.

Yok, Havana illa ki dişidir diyorsanız, o zaman da ben onu Büyük Umutlar’daki Miss Havisham’a benzetirim. Yırtık gelinliği üzerinde ve küflenmiş, örümcek ağları altındaki yemek masasının dibinde…
Damat kaçtığı için hayatını düğün gecesinde askıya almış Miss Havisham.

Küba’nın düğün gecesi de Batista’nın tası tarağı devrimin çocuklarına bırakıp kaçtığı, 31 Aralık 1957 gecesi olmuş. Önce Che ve Camillo Havana’ya girmiş. Fidel ise sağa sola selam ede konuşa, sekiz gün sonra ancak gelebilmiş. Tas ve taraktan bir mucize yaratmak da devrimi yapanlara kalmış hali ile.

Düğün filan dedik de fasadın arkasını görmek niyetinde olmayanlar canlı, neşeli, çalmadan oynayan insanlara bakıp, mutlu ülke mitosuna kaptırıp düğünde sanabilir kendini. Zaten çoğunluğun Küba’ya geliş nedeni de bu. İnsanlığın eşitlik düşünün son kalesini, dış baskı ve yoksunluğa teslim olmamış, bir lokma bir hırkayı eşit paylaşan insanları görmek. Yaşamın tüm basitliği içinde, tüketmeden de mutluluğu yakalayıp yakalayamadıklarını yerinde gözlemlemek. Zaten devrim ateşine odun atan bir tek Küba kaldı ayakta. Gelenler de ellerinde Euroları ile ateşe bir odun atıp, seyrine bakmaya geliyorlar.

Havana’dan başlayarak gittiğimiz diğer minik kentlerde Küba ne gösterdi bize biraz onu anlatmayı deneyeceğim. Kısa sürede ve belirli yerlerde “gezdirilirken”  bir ülkeyi anlamaya dahi başlayamazsınız. İnsan olsa olsa kendi kafasındaki imgelerle öncesi / sonrası karşılaştırması yapabiliyor, o kadar.

Bir kaç bölümde,çektiğim fotoğraflarla süsleyerek anlatacağım
Küba’yı sizlere… Umarım ilginizi çeker.

 

Reklamlar
 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

4 responses to “La Habana Vieja -1

  1. Uğur Berkman

    02/24/2010 at 18:41

    Sevgili Petuşka,

    Keşke blogundan daha önce haberim olsaydı, Havana hakkında anlattıklarına bayıldım, Havanayı bilmiyorum ama Rio’yu senin yöneminle anlatmak gerekirse tam anlamıyla iki arada bir derede kalmış bir cinsiyeti var şehrin, bazı noktalarda çok maço, bazı yerlerde acaip feminen ama bazı anlarda çok sert, ama şehir sabah uykudan uyanırken tam anlamıyla bir çocuk gibi, yediden yetmişe fakir -zengin, bu arada çoğunluğu çok fakir, sabahın köründe genlerine kodlanmış şekilde kendilerini spor ile ifade etmekte.

     
    • Ebruli Kedi

      02/25/2010 at 10:58

      Uğurcuğum,
      Ne güzel anlatmışsın. Bayılıyorum güzel gezi yazıları okumaya. Yazsana Rio’yu..

       
  2. TÜLAY

    03/18/2010 at 23:53

    Merhaba Petek,
    Ben bu arada bakamadım sen nerelere gitmişsin, ne güzel anlatıyorsun.
    Diline kalemine sağlık,Selam ve sevgiler
    Tülay Önder (TRB)

     
    • Ebruli Kedi

      03/20/2010 at 14:12

      Teşekkürler Tülay’cığım. Ben de işte çok yoğunum şu sıralar. Yazının arkasını bile getiremedim. İki bölümü daha var oysa.
      Sevgiler.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: