RSS

Retoksa karşı detoks…

28 Oca

Son yıllarda, kendini emniyette hissetmeme konusunda hepimiz aynı yerdeyiz herhalde. Bence dünya üzerinde şiddet tırmanmadı. İnsanoğlu hep aynı oranda şiddet
ve güzellikle çevrelenmiş haldeydi. Ama şimdi bunlardan haberdar olma
oranımız yükseldi. Medya ticari bir yaklaşımla, satan neyse onu duyuruyor bize;
acı, kan, keder, silahlanma, ölümler, tecavüzler.

Sorun büyük ölçüde satılacak çok fazla „yayın saati“ olup, bunun içini dolduracak kalitede „içerik“ olmayışından kaynaklanıyor. Hergün içi doldurulması gereken yüzbinlerce saat yayın süresi var dünya üzerinde ve bu saatler çabucak, en sansayonel şekilde doldurulmalı ki ticari meta olarak bir değeri oluşsun.

Ciddi bir kirlilik getiriyor bu yaşamlarımıza. Sürekli zerkedilen medya zehrinin yan etkilerinden topluca “beyin ve ruh uykusuna” çekilerek kendimizi korumaya aldığımızı düşünüyorum. Ama bu koma halinin
giderek derinleşmesi, sonunda beyin ölümünü (yani kültür ölümünü) getirir. Toplumsal olarak fişi çekemeyeceğimize göre, bu ölümün yaratacağı kötülüklerin çilesini çekmek zorunda kalıyoruz hep beraber.

Ben kişisel olarak medyanın “incilerinden” uzak kalarak ve seyredeceklerimle, okuyacaklarımla, beynime alacaklarımı çok dikkatli seçerek ve hep kendim düşünerek, okuyarak, kafamın içine
başkalarının fikirlerini etraflıca ölçüp biçmeden „ithal“ etmemeye çalışarak “uyanık” ve “temiz”
kalmaya uğraşıyorum. „Organik beslenme“ gibi; uzun yaşamak için yediğin içtiğine dikkat etmek gibi, beyinlerimizin de besinlerini dikkatle seçmek gerekli.

“Huzur” ise ne yazık ki bizim bu coğrafyada hiç yok. Hemen dibimizde bilmem kaç cephede birden süregiden, artık kanıksadığımız savaşlar her gün bizim gibi insanların yaşamlarını tarumar ederken, bebeler annelerinin kucaklarında son nefeslerini verirken, huzurlu kalabilmek için cidden vicdanını susturmuş, “insan” olmayı reddetmiş olmak gerek. Elden bir şey gelmediği duygusu ise insanı çileden çıkarıyor. Vicdanın ile başedemediğin ölçüde kendi kabuğuna çekilip, kendi içine dönüyorsun… Bari orayı temiz tut değil mi?

Kurtuluşumuz kendi ruhumuzu tertemiz, beynimizi işler tutmak ve insanlar, çevre ve
dünyaya olağanüstü bir şekilde “duyarlı” kalmaktan geçiyor. Okumak, araştırmak, sormadan kabullenmemek, düşünmek, çok düşünmek, haberdar olmaya çabalamak ve çözüm üretmek durumundayız.

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: