RSS

Anlama; Yalnızca Hisset!

29 Ara

Kendinizi olağanüstü güzel hissettiğiniz bir günü hatırlayın. İnsanların dönüp sizden yansıyan ışığa bir daha, bir daha  bakmak istedikleri bir günü.. Tanrı’nın sureti / Evrenin yansıması olarak yaratıldı isek, zaten o güzel olduğu için biz de güzeliz. 

Bana bu sabah dank eden düşünce ise şu oldu: içinde O’nun güzelliğini hisset, onun bir parçası olduğunun bilincine var. Tamam. Ama bu işin bir yarısı.. Diğer yarısı ise şu: karşındakinin tanrısal güzelliğini bir ayna gibi onlara yansıtamazsan, senin güzelliğin onların ilgisini o kadar fazla çek(e)miyor. Herkes kendi güzelliğinin bir başkasının gözünden yansımasını görmek istiyor. 

Kısaca, ne kadar yansıtabiliyor isek, o kadar güzeliz. Bu ise karşındakinin her şeyi ile güzel, tam ve yeterli olduğunu kafan ile değil, ruhun ile bilmekten geçiyor. Kafamız “Bu güzeeeel, benim olmalı. Bu ise çirkin istemem..” diyor.   Kafamız (nam-ı diğer egomuz) güzellikleri sadece görüyor ama hissetmiyor, içselleştiremiyor. Çoğumuz ruhumuz ile sevmeyi bilmiyoruz. 

Hep birilerini değiştirmeye, dönüştürmeye, kendi doğru bildiğimiz şekilde davranmaya zorlayarak yaşıyoruz. İçsel gereksinimlerimiz ne kadarına mahal veriyor ise, bizi değiştirme / dönüştürme zorlamalarına da o kadar katlanıyoruz. Bunu yapan hep kafamız. 

Kafamızla değil, ruhumuzla sevebilsek… Ruhumuz sorgulamadan sevme yeteneğine sahip. Bu karşındakini hiç tanımadan bile sevebilmek gibi bir düşünceye götürüyor beni. Ne kadar tanımaya çalışıp,  anlamlar yüklersek (ki kendi kafamızdaki arayışlar ve anlamlardır o insana yüklediklerimiz ve aslında o kişinin gerçeğinden uzaktır) o kadar ruhumuz ile sevmekten uzaklaşıyoruz.  Sonuç her zaman felaket.. Karşımızdakini bizim istediğimiz kişi olamadığı zaman sevmiyoruz. Kimseyi sadece “kendisi olduğu” için sevemiyoruz, ancak “bizim istediğimiz” olduğu zaman seviyoruz. 

“Ben şuyum, buyum, şöyleyim, sen nesin, kimsin?” gibi tanıma çabalarına girmeden once, bir süre susup, karşımızdakinin ruhuna baksak ve gördüğümüz güzelliği ona geri yansıtabilsek. Güzel bir şey göremiyor isek, ruhumuzla ruhuna degil, kafamızla kafasına bakıyor olmayalım acaba? 

Anlamaya çabalarken, analiz ederken hissetmeyi unutuyoruz hep.  

Haa, ufak bir nokta daha var önemli olan. Karşındakine güzelliğini ona yansıtma işinde kendi güzelliğinizin de karşınızdaki aynadan eşit şekilde yansıyıp yansımadığına bakmak gerek. Yansımıyor ise, “narsist” ve kişilik açısından zayıf bir kişiyi kendinize çekmiş olma olasılığınız var. Onlar sadece sizin aynanızdaki kendi yansımalarına hayran hayran bakar, kolay kolay size sizi yansıtamazlar. Onun güzelliğini yansıtmaktan helak olursunuz. 

Sadece size kendi güzelliğinizi yansıtıyor ise, bu da olmaz. Kendini sevmeyen biri ile karşılaşmışsınız demektir. Bu da dengesizlik yaratır. 

Yani, karşılıklı iki ayna gibi, yansıtacaksın ve karşındakinden yansıyacaksın. 

 SEVGİDE SONSUZLUK İŞTE ORADA… 

"Hayat asla düz bir çizgi değildir!"

Reklamlar
 
4 Yorum

Yazan: 12/29/2009 in İnsanlık halleri

 

Etiketler: , , , , , ,

4 responses to “Anlama; Yalnızca Hisset!

  1. Ali

    09/23/2011 at 19:38

    Ruhunla sev! Duyması bile tüylerimi ürpertiyor… Heyecan veriyor…

    Bu güzel yazınızı okuduktan sonra size bir soru sormak ister vereceğiniz cevabında o güzellikte olacağını umut ederim.

    Bu Dünya’da yaşayan Homo sapiens türü bir memeli olarak gelecek nesillere daha sağlıklı bireyler bırakmak adına partnerimizi seçerken nasıl olurda iç güdülerimizi reddederek ruhumuzla sevebiliriz?

     
    • Ebruli Kedi

      09/23/2011 at 23:42

      “İçgüdüleriniz” ile yönlendiğiniz kişiyi tanımaya çabaladıkça aklımız devreye girip tanıma işinin saflığını sezgilerimizin elinden alıyor. Demek istediğim aslında severken içgüdülerinizi / sezgilerinizi dinleyin, aklınızın sesini değil… İçgüdüleriniz ile ruhunuz ele ele iş görür, akıl ise egonun emrinde çalıştığından bu tekere hep çomak sokar demek istemiştim. Daha anlaşılır yazabilirdim demek ki… Teşekkürler yorumunuz için.

       
  2. Ali

    09/23/2011 at 23:54

    İşte tam olarak da buna değinmenizi istiyordum…

    İç güdülerin ruhumuzla el ele iş göreceğinden bahsetmişsiniz. Ancak ben onların farklı davrandıklarını düşünüyorum… Ruh manevi bir güzellik ararken, iç güdülerimiz fiziksel bir güzelliğin ve maddenin peşinden koşuyor. Değerli cevabınız için teşekkür ederim.

     
    • Ebruli Kedi

      09/25/2011 at 14:17

      Ali Bey,

      Benim yazdıklarım konusunda kafam nedense çok net. Belki yaşımız, deneyimlerimiz ve yaşadıklarımızın bizi getirdiği nokta şu an için farklıdır.

      “Fiziksel güzellik” ise ruhun aradığ ya da “madde” haz veriyor ise, ruhun manevi huzuru bunlarda aramasında bir sakınca olmadığını söylüyor içim bana. Zaten belki bir süre sonra bunlar yetmez gelince farklı arayışlara yönelecektir. Önemli olan farkında olup seçimlerinin, onlar nedeni ile kendini hiç yargılamadan ve dolayısı ile “zorlanmadan”, olduğu halden, o halin kendiliğinden, doğallığından hoşnut olarak yaşamak… Ve ikili ilişkilerde de karşındakine kendi olma / kalma hakkını tanımak… Bu noktada tutum net ise karşındakini tanımak çabası da zaten gerekli olmayacaktır. O ne ise o’dur ve olduğu hali ile güzeldir, doğaldır, kendidir. Kendi olarak kalmayı istediği durumda, istediği kadar kalmalıdır; sevdiğini mutlu etmek için değişmeye gerek duymadan. Bu istek iki tarafta da ortak kabul görürse olur. Yoksa boşuna çaba… Farkındalık yoksa ruh hep ikiliklere, yüzeysel değerlere takılı kalıp, neden huzursuz olduğunu bilemeden sürekli bir arayış içinde kalacaktır. Zira ruh olduğu ile başkalarına göre kerteriz alıp, olması gerektiğini düşündüğü durum arasında yırtılıp durur…(Yine karışık anlattım korkarım 😉 )

      Ben size çok teşekkür ederim yorum yaptığınız için.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: