RSS

Beklenti Tuzağı…

25 Ara

Yaşamımızı alt üst eden, kalbimizi kıran ne varsa, “beklenti“lerimizden kaynaklanmaz mı? Ortaya kocaman bir soru…

Kendin ile ilgili istek, umut ve beklentilerini bile bile, “kontrperformans” sergileyip, kendini ters köşeye yatırdığın ve buna şaşırdığın yaşantılar hiç olmadı mı? Kendinle ilgili beklentilerinin karşılığını kendin bile veremezken, tutup başkalarına beklenti bağlamak avanaklık değil de nedir?

Sevdiğim sivri köşeli şairlerimden Philip Larkin‘in bu konuda çok sevdiğim bir şiiri var. Türkçe’sini demeye çalıştım şiir çevirmenin zorluklarını göze alarak ama altına kendi dilinde nasıl dediyse onu da ekledim..

Bir tek değişmez gerçeklik var Hayyam’ın dediği gibi; bir gün mezarımızın üzerinde ot bitecek. Beklentilerin hepsinden vazgeçmek lazım, geç olmadan.. Ama ummaya devam ederek… Zor olan bu…

Gelecek için hep fazlaca heyecanlıyız ya,
Beklenti ile ilgili kötü alışkanlıklar edinip
Günbegün birşeyler yaklaşıyor, geliyor bir şeyler
Deyip dururuz ki o ana kadar

Bir blöfün tepesinden seyrederiz berrak,
Parıldayan vaatlerin minicik armadası bordalarken
Nasılda ağırdan alırlar ve ne kadar zaman ziyan ederler
Acele etmeyi reddedişleriyle…

Yine de hayalkırıklığının zavallı saplarına
Tutunup bekleriz çünkü ayak diremez hiçbiri
Her bir yaklaşım, omuzu kalabalık süslerle,
Her bir halat ayan beyan

Bayraklar çekilmiş ve gemibaşı altın memeleriyle
Üzerimize abanır; hiç demir atmaz ama
Şimdi buradayken ha deyince bir anda geçmişe kayar
En sonuncusuna dek

Sanırız ki her biri vira edip, iyilik dolu
yükünü indirecek yaşamlarımıza, bize borçlu olunan
bu kadar süre yürekten umarak bekledik ya!
Ama yanılırız.

Bize bakınan tek bir gemi vardır; kapkara
yelkenleri ile hiç tanımadığımız; peşinde
kocaman ve martısız bir sessizlik, burnundaki sular
ne yarılır ne açılır..

——

Always too eager for the future, we
pick up bad habits of expectancy.
something is always approaching; every day
till then we say,

watching from a bluff the tiny, clear
sparkling armada of promises draw near.
how slow they are! and how much time they waste,
refusing to make haste!

yet still they leave us holding wretched stalks
of disappointment, for, though nothing balks
each big approach, leaning with brasswork prinked,
each rope distinct,

flagged, and the figurehead wit golden tits
arching our way, it never anchors; it’s
no sooner present than it turns to past.
right to the last

we think each one will heave to and unload
all good into our lives, all we are owed
for waiting so devoutly and so long.
but we are wrong:

only one ship is seeking us, a black-
sailed unfamiliar, towing at her back
a huge and birdless silence. in her wake
no waters breed or break.

Reklamlar
 

Etiketler: , , ,

2 responses to “Beklenti Tuzağı…

  1. Sergüzeşt

    12/25/2009 at 07:45

    Beklentiler olmadan yaşamamız mümkün değil ama sanırım tamamen beklentiler üzerine kurulu hayatlar yaşamamak lazım.

     
    • ebrulikedi

      12/25/2009 at 08:05

      Diğerlerine beklenti bağlamadan yaşamanın ne denli hafif ve huzur verici bir yaşam olduğunu deneyimleyenler iyi bilir. Ama haklısınız, zor.. Deneyim gerektiriyor ve engin bir sevgi, güven ve teslimiyet.. Bazen karşı taraf da sizin beklenti beslemenizi arzu eder, bununla yön çizer, hayat bulur.. Denge kurmak lazım.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: