RSS

Ben Senin Kavanozunum!

13 Ara

Bu benzetme geçen gün bir arkadaşla konuşurken ortaya çıktı. İkili ilişkilerden konuşuyorduk. Bizim konumuz kadın erkek ilişkileri üzerineydi ancak yazarken farkediyorum ki bu her tür ikili ilişki için geçerli olan bir benzetme olmuş. Bazı ikili ilişkilerde bir birey diğerinin kavanozu durumuna düşebiliyor.

Kavanoz ne işe yarar? İçindekini dış etkenlerden korur değil mi? Çoğunlukla şeffaftır, kapağı vardır. İçerideki kapak açılmadan dışarı çıkamaz, dökülemez, saçılamaz, uçamaz, kaçamaz. Kimi zaman içine şehriye konur, kimi zaman tohumlar, bazen de yaramaz bir çocuğun bahçedeki yeşilliklerden çalıp eve getirdiği bir çekirge veya yüzlerce uç uç 
böceği.. (Bu sonuncusu ben oluyorum; üstelik akşam yatarken kavanozun kapağını açık 
unutmuştum. Sabah sütümden çıkan boğulmuş uç uç böceğine avaz avaz ağlayıp bir şeyler toplama 
huyumdan (ki çoğunlukla böcekler oluyordu) vazgeçmiştim.

Neyse konu dağılmadan toplayalım. Bazen bir eş, bazen bir anne / baba, bazen bir arkadaş sizin kavanozunuz durumuna düşebilir. Ya da farkına varmadan siz birini 
kavanozlayabilir, konserve yaparsınız. Düşünceyi ileri götürürsek, kavanozladığınız kendi 
benliğiniz bile olabilir. Konserve kelimesini dilimize “çevresini kuşatarak korunmuş” olarak çeviriyorum.

Bu birinin sevdiği kişiyi dış tehlikelerden korumak amacıyla giriştiği iyi niyetli bir 
kuşatma hareketi olarak başlayabilir. Bir bakarsınız çevreniz kuşatılmış, tepenize de bir 
kapak inmiş, bir kavanozun içinde kısılıp kalmışsınız. Boşuna çarpar durursunuz kavanozun 
çeperine, kapağına.. Dışarıyı görebilirsiniz ama dışarı çıkamazsınız.

Kavanoza kapatan kişi (hatırlatırım, bunu yapan siz de olabilirsiniz!!) çoğu kez içeridekinin 
sıkıntısını anlamaz. Güvendedir, yediği önünde yemediği arkasındadır. Kavanoza kapatılan ise giderek kısılımışlığından ötürü çaresizlik, yakalandığı için kendine kızma, kavanoza kızma, kavanoza koyana öfke duyma gibi duyguların hepsini bir anda duymaya başlar.

Burada önemli nokta kavanozunuz olan kişinin kendi korkuları yüzünden mi sizi konserve 
etmeye çalıştığıdır. Yoksa siz kendi korkularınızla başedebilmek için mi razı geldiniz kavanoza 
girmeye? Cevabı bilin, rahatınız yerinde ise çıkmak için bir şeyler yapmasanız da olur.
Ama cevabı bilin. Yine de, siz siz olun birbirinizin (Ya da kendi kendinizin) kavanozu olmayın.

Ne kadar iyi niyetle başlarsa başlasın, keskin sirke eninde sonunda kavanozuna zarar verir.
Ne sirke olalım ne de kavanoz..

Reklamlar
 
2 Yorum

Yazan: 12/13/2009 in Psychobabble

 

Etiketler: , , , , , , ,

2 responses to “Ben Senin Kavanozunum!

  1. Dilek

    12/16/2009 at 15:01

    Çok anlamlı…..

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: