RSS

(T)aşkınlık halleri

12 Ara

Duygularımla birbirimizi okşadığımız güzel günlerden biri. Bazı günler böyle beklenmedik biçimde garip bir 
(t)aşkınlık içinde gözlerimi açıyorum. Çok sık yaşanmıyor, güzelliği ondan. Euphoria’nın Türkçesini aradım, “taşkınlık” uygun geldi. Kendi sınırlarından 
(t)aşıp, daha büyük bir şeyle bir olduğun hissi..

Bu alemde her şeyin parçasıyım; daha mükemmel ve benzersiz olanın mini minnacık ama her tür erkine sahip bir örneğiyim duygusu. Bir hücre gibi.. Kendi içinde tam ama kendi başına anlamsız, ama içinde mükemmeli çoğaltma erkini taşıyan. Sanki her şey senin içinde ve sen de her şeyin içindesin.
İçer(il)me hali… İki nefes arasında bulunabileceğimiz en güzel yaşantıyı deneyimlersin böyle zamanlarda.. Akıyorsun ve akışın kabarcıklı suyu damarlarında geziniyor… Esrik bir duygu. 

Gözlerim yaşardı; bu duygunun güzelliği için kime olduğunu bilmediğim bir şükran içinde kapadım 
gözlerimi ve balıkçı motorlarının patpatlarını dinledim, martı 
çığlıklarını, rüzgarın uğultusunu, minik kedi yavrusunun sesini duydum. Güneş eğik ışınları ile yanağımı okşadı. Tüm duyularım keskin bir hal almıştı. Sanki zorlasam bütün şehrin her köşesindeki sesleri ayrı ayrı duyabilecektim…

Böyle nadir yaşanan günlerde, sabahı uzatmak istiyorum. Hiç bitmesin, gün başlamasın, dertler ve koşturmaca üzerime çökmeden, biraz daha, biraz daha deneyimleyeyim bu taşkın hali. Yolda işe gelirken baktığım yüzlerin bazılarında evrenin tüm anlamını yakaladığım 
milisaniyeler yaşadım; tüm gerçeklik önümdeydi  tabak gibi ama ayrıntıları yakalayamadım. Işık çakması gibi bir biliş; çok içeriden, merkezinde  ben ama  kaynağı ben olmayan. Parçası olduğumu hissettim; “bil”meye, anlamaya çalışmadan.

Bu sabah sana, bana, adı yaşam olan bu karmakarışık bulmacanın parçası olan herkese esenlikler diliyorum. Yaşamıma giren, çıkan bana güzellikler kadar çirkinlikler de sunmuş olan herkese, bana bu deneyim çeşitliliğini sağladıkları için müteşekkir olarak açıyorum gözlerimi.. Teresa Salgueiro L’Aranjeira şarkısını söylüyor; portakal çiçeklerinin kokusunu odama getirecek kadar berrak sesiyle.  Sabah başlıyor. 

Gölgelerin uzamaya başladığı yıllarımda, kendim için bu güzellikleri çoğaltmaktan başka isteğim yok. Biliyorum ki kendim için iyi olan başkası için de iyi olur aynı bütünün parçası isek şayet… Benden onlara da yansır. Değiştirebileceğim, sağaltabileceğim, ağlatıp güldürebileceğim tek kişi kendimim. Ben de oradan başladım, devam…

Tekrar insani düzlemin yarı-karanlık koridorlarında koşturmaya başlamadan, bu aydınlık köşeden bir selam yollayayım istedim…

Günün aydın olsun. Günler de yüzüne baksın, seni sevsin bugün. ..

Reklamlar
 
 

Etiketler: , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: